YAZMAK



Yazmak;


Kapkara bir tünelden çıkıp,

Yüreğinin kapısını sonuna kadar açıp,


Bütün gökyüzündeki maviliği

İçine çekmek gibidir..


Yazdığın kağıt, dünyandır..


İster, gökyüzünü yaz..


Bulut,

Kuş sayısı ile..


İster denizi,

İçi dolu balık ile..


Yazdıkların senindir..

Gözün,

Özün..

Yüreğinin,

İçinin,

Anahtarı ve resmidir..


Bundandır ki;

Bir kitap okursun,

Yazar öyle güzel yazmış ve anlatmıştır ki..


Bazen bir kelimesine,

Bazen bir cümlesine,

Bazen de anlattığı bir karaktere aşık olursun..


O,

Bir kelime,

Bir cümle..

Yüreğine,

Aklına işler..


Sonrasında bambaşka bir yerde yüreğine misafir olduğun o yazarın farklı bir cümlesine gözün takıldığında sende yarattığı his ile, bilirsin ki o yazara ait o cümle..

Tanıdıktır, çünkü..


Yazmak,

İç dünyana,

Yüreğine insanları misafir etmek gibidir..


Hiç tanımadığın,

Sesini duymadığın,

Yüzünü görmediğin biri ile bağ kurmak,

Kırk yıldır tanıyormuş gibi hissetmektir..


Yazılan kelime ve cümleler,

Hiç bilmediğimiz insanlarla,

Aynı dili konuşmak,

Aynı duyguda buluşmak

Ve göz göze gelmek gibidir..


Acılarımızı bile, kimi zaman

Bir yazarın kitabının bir cümlesi ile

Kimi zaman bir şairin şiirindeki

Bir mısrası ile tarif etmek gibi..


Sanki o acıyı birlikte yaşamışız da o bizim yerimize yazmış gibi..


Elbette ki yazmak fiiline dair yüzlerce kelime ve cümle kurulabilir, sonsuz bir okyanus gibi..


Okuduğumda bayıldığım ve tüm anlatmak istediğim tam da bu dediğim yazarın iki cümlesini bırakacağım yazının sonunda size,


Bu yazarın dilini dahi bilmiyorum ama benim hissettiğimi iki cümlesine sığdırabilmiş..


Yazma eyleminin gücü ile..



Amerikalı hikâye ve roman yazarı,

Stephen Edwin King..


- Yazmak harika, aynı zamanda korkunç bir şey.. Hafıza kuyusunun, yıllar boyu sıkıca kapalı duran kapağını açıveriyormuş gibi..






96 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi