Yaz bitti...


Yaz bitti… Yaz hiç biter mi?

Ben bunu tabii ki melodik olarak söylüyorum sevgili okuyan tıpkı Ezginin Günlüğü’ nün o güzel “Aşk Bitti” şarkısının melodisi eşliğinde. Eylül ayının sonlarına yaklaşırken bir hüzün sardı içimi tam da sonbahara yakışır şekilde. Bundan memnun değilim tahmin edebileceğiniz gibi bir Ağustos doğumlu olarak.

Tam bir yaz insanıyımdır doğum tarihime yakışır şekilde. Güneşin, kumların sarısını, denizin, gökyüzünün mavisini pek severim yaz günlerinde. Açık yaz akşamlarında mehtabı seyretmeye bayılırım. En çok da yazın verdiği özgürlüğü severim…

Derseniz ki bu ne demek? Yaz bir özgürlüktür tüm yaşayanlar için benim gözümde. En rahat, en salaş, en ince kıyafetler giyilir, sandaletler geçirilir ayaklarınıza şortların altında. Ayaklara özgürlük yani, en sevdiğim… Renkler uçuşur incecik kıyafetlerde, turuncular, sarılar, pembeler, yeşiller… İç açıcı, ferahlatıcı… Saçlarda şapkalar, bantlar… Yazarken bile sevdim ne yalan söyleyeyim. En ferah içecekler, dondurmalar, koyu sohbetler, en neşelisinden uzun geceler, kızgın kumlar, serin sular…

Bunların yanı sıra doğa anadaki tüm canlılara rahatlıktır yaz benim gözümde. Hayvanlar tir tir titremezler soğuktan, kuytu köşeyi güneşten korunmak için ararlar, evsiz insanlar kaçmazlar yağmurdan, doludan, kardan, üşümezler en azından, çiçekler açar, ağaçlar meyve verir. Sonuç olarak yaz güzeldir…

Ve her güzel şeyin olduğu gibi yazında sonu gelir…

Bir hüzün sarar işte içimi… Bir sonraki yaza kadar hiç gitmez içimden, öyle oturur kalır kalbimin bir köşesinde. Özlemle beklerim bir sonraki yazı, dilimde hep aynı şarkı…

Yaz bitti… Yaz hiç biter mi?



4 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi