Yaşamak

Kapı aralığından baktığımda görebildiğim en güzel şey; YAŞAMAK demiş Zarifoğlu..

Binlerce şey söylenebilir bu cümle sonundaki 7 harfli tek kelime için.. Dönüp baktığımızda koca ömrümüzü tek kelime olan bu fiili gerçekleştirmek için harcıyoruz deriz :) Halbuki bu yedi harfli olan fiilin küçücük bir kısmında koca bir mavilikte gökyüzü, o gökyüzünde uçan kuşları izlerken hayran olmamak, yaşamın güzelliğinin büyüsüne kapılmamak mümkün değildir..


Hayat, insana sunulan değil, insanın kendine sunup, yetindiği ve mutlu olmayı becerebildiği yerdir aslında.. Şöyle bir örnekle anlatıyım size; aynı apartmanda oturan, aynı şartlara sahip iki kadınımızı düşünelim ve her sabah apartman girişine denk gelen kaldırımdan gözlemlediğimizi.. İlk kadınımız her sabah gülerek çıkar binadan, diğer kadınımız ise bütün bezgin ve somurtkanlığı ile..

Şimdi sizce gününün geri kalanını güzel geçirecek olan hangisidir?

Ya da karşı kaldırımdan gözlemleyen kişide bıraktığı duygu nasıldır?


Evet yaşam zor, güç ve sabır isteyen bir yer.. gerçek olansa bu zorluk içerisinde güzelliği ve iyiliği görüp inanıp bunu yaymak.. Çünkü, hayatta iyi düşüncenin, sevginin, şefkatin, hatta küçücük bir gülümsemenin iyi edemeyeceği bir şey yok..


İyilik, iyidir der hep annem, öyle gerçekten iyilik iyidir.. taşıdığın enerji, sıcaklık, sevgi ve şefkat insanı sana yaklaştıran ve güzelliği ekmeni sağlayan, bakışın, gülüşün, içindeki kıpırtı hep yüreğinin yansımasıdır..

14 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi