yarım ruh

yarım kalmış ise eğer hikaye ve o hikayeyi ruhu ile yaşamış ise taraflar, hikaye gibi ruh da yarım kalır, yaşam da..

her güne tamamlanmak için yeni bir son düşleyerek uyanılır..

yaşarmış gibi..

yaşarlar da yarım yarım..

uyanılır,

uyunur,

çalışılır,

gezilir,

oturulur,

yürünür,

koşulur,

gülünür de hatta..

ama hep tamamlanma halindeki ihtimaller ile boğuşularak..

eğer hikaye yarım kalmayıp böyle olsaydı diye başlar kafasının içindeki cümleleri, sonra iyi ki böyle oldu diye bir durulur.

sonra mı?

yine aynı rüzgarla yön değiştirip aslında böyle de olabilirmiş diye devam edilir..

bazen yarım ruh ile yaşarken yaşadığı hikayenin bir anı, tamamlayı-verir ruhunu..

tanıdık bir müzik tınısı ilişince kulağına,

en çok kullandığı kelimeyi birden bire duyduğunda,

sahil kenarında oturup sanki denizi ilk defa görürmüş gibi baktığında,

bir filmin ortasında terk eden kadının gidişini seyrettiğinde,

tanıdık bir koku duyduğunda,

değişir işte..

aslında yarım kalan hikayelerin gücünün sebebi bir sonu olmama, nokta konulmama halidir belki de,

belki de yarım kalması ruhun içine işleyen kordur..

o yaşatıyor'dur belki de o yarım kalan koca hikayeyi..

o yüzden bu hikayenin de varsın bir sonu olmasın,

kalsın böylece..

koca bir yarım ile..

6 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi