Uğraşmalı mı, uğraşmamalı mı?


Bazı insanlar var sizlerde biliyor, mutlaka karşılaşıyorsunuzdur özellikle iş hayatınızda.


Her şeyi ben bilirim, ben yaparım, en çok ben çalışıyorum, işim hiç bitmiyor, hep çok meşgulüm gibilerinden bir durumda olanlardan bahsediyorum. Sürekli bir şeyler yapıyormuş gibi gözüküp aslında çok yavaş kanlı olduklarından bir işi yapmaları 10 saat süren insanlar bunlar. Aslında kaba bir tabirle hımbıl da diyebiliriz bu insanlara.


Benim etrafımda hem de çok yakınımda var ve ben hiç hoşlanmıyorum. Kendilerine olan güvensizliklerinden kaynaklanan birçok iş yapma dürtüleri var ki insanı çileden çıkartır. Mesela sürekli not alıyor, bilgisayarda yazı yazıyor, eli sürekli o klavyede ya da kalemde. Ne yaptığını bir tek kendisi biliyor zaten. Kendininkiler yetmiyor bir de sizin işlerinize göz dikiyorlar, hatta bunun için sizinle kavga ediyorlar. Açgözlülük mü desem hırs mı desem bilemedim, sabah sabah böyle bir münakaşa ile gözümü açtım. Umurumda mı derseniz değil aslında. Aman alsın ben bayılmıyorum zaten iş yapmaya da gereksiz bir sinir bir harp yani. Gerçi bu insanların kişisel hayatlarında çözemedikleri problemlerini de bu şekilde yansıttıklarını düşünmüyor da değilim hani.

İlaç firmasında mümessillik yaptığım zamanlardan edindiğim birkaç güzel tecrübe var. Bilir misiniz bilmem ilaç mümessilleri kota üzerinden çalışırlar, yani aylık belli bir miktarda ilaç satmanız gerekir ki bunu bir günde mi başarır otuz günde mi başarırsınız bu sizin bileceğiniz iş. Ya da tek doktorla, tek eczaneyle mi halledersiniz yoksa bütün bölgelerinizden mi çıkarırsınız gene siz bilirsiniz önemli olan sonuçtur. 11 saatlik mesainizin isterseniz 1 saatini çalışın gene siz bilirsiniz. Yani demem o ki sonuca ulaştığınız sürece her şey hikaye. Bir başka tecrübemde yüzünüze bir maske takacaksınız eve gidene kadar çıkarmayacaksınız, mesafenizi koruyacaksınız. İşte benim gibi bir anlık boş bulunur ve yapmazsanız böyle sorunlarla uğraşırsınız. Ama bu sefer şaşırtıcı bir şekilde tepkisiz kalmadım ve gerekli konuşmayı yaptım. Bu benim gibi uğraşmak istemeyip, sessiz kalmayı tercih eden, boş ver değmez diyen birisi için oldukça büyük bir gelişme. Gerçekten de çok zaman uğraşmaya gerek görmem. Ama artık sıkıldım, susmaktan, içime atmaktan ve sessiz kaldığım için insanların bunu fırsat bilip daha fazla tolerans beklemesinden. Bu da bir yeni yıl kararı mıdır bilmiyorum ama artık sürekli insanları idare etmekten ve alttan almaktan yoruldum. Belki de tepki vermek kendime yapacağım en büyük iyiliklerden birisi.


Neyse bugün de böyle başladı işte… Hiç hoş değil!


ps: Tabii ki bu olay geçen hafta yaşandı ama fikirlerim hala aynı sevgili okuyan...

15 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi