TEKAMÜLE ŞÜKÜR




"Kişinin kendisine uzaktan bakmasını öğrenmesi gerek" Irvin D. Yalom. Bu cümleye ve yazarına derin temayüldeyim bir vakittir.


Tekamülüme hizmet eden, vesile edilmiş her kim ya da neyse; geçip giden vaktimde, yaşam yolumda karşılaştığım; bir müddet karşılıklı nemalanıp zamanımızı paylaştığımız, her şeyi oturup yazıyorum bu ara. Detaylarıyla değil belki ama bıraktığı his izleriyle.

Tıpkı okul yıllarımda ki gibi renkli kalemlerle özene bezene, kenarlarına simetrik şekiller çiziyorum, çocukça :)


Kimisi buna yaşlanmak diyor. Kimimiz büyümek, olgunlaşmak. Bense eskileri çıkarıp havalandırmak, olanı biteni gözden geçirmek, fazla gelenleri elemek, yeni deneyim ve heyecanlara yer açmak diyorum. Kimilerimiz bazı öğretilerden dem vurarak geçmişle barışmak-temizlenmek diyor.


Şaşkınım çünkü elim, kalemim önce; acı deneyimleri, kötü hissettiren anları ve kasvetli olayları not almak istedi ancak aynı zamanda geçmişte bana güç verip, yine yola koyulmamı, küllerimden yeniden alevlenmemi sağlayan; derinlerimde bıraktığım deneyimlerimdi de bunlar. Zihin sandığımı açar açmaz oluk oluk döküldü kağıda hepsi. Aktı aklımdan düştü satırlara, dönüştü yazıya. Şükür!


Aklımla- elim bir olup ahenkle dansa koyuldu. İstesem bir araya getirip, koordineli hareket etmelerine ikna edemeyeceğim bu ikiliden neler neler çıktı. Ne kirli çıkıymış ruh cüzdanım şaştım kaldım. Ortaya saçıldı kelimeler, hazinemden düştü tek tek terimler, toparlanmaz artık ortalık, tıkılmaz bunlar fındık içi kadar kalan aklıma. Halı altına iter gibi, sine altına süpürmek lazım bu ıslahat çalışması bitince kalan her şeyi.





Bizi yeniden şarj eden, yine denemeye iten, ayağa kaldırıp, kendine getiren hislerin aslında negatif diye adlandırdığımız, canımızı yakan, yürekte kara iz bırakan, is kokan, o kötü diye adlandırdığımız deneyimler olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım.


"Hayatınızdan kötü anıları çıkartırsanız, aslında geriye hiç bir şeyin kalmadığını görürsünüz. Hep unutmak istediğiniz o kötü anılar sayesinde bugün ki siz olduğunuzu asla unutmamalısınız" Anonim


Yaşadığımız olayların her türlüsü bahşedilmiş hediyeler, paha biçilmez ziynetlermiş. Parayla satın alınmaz değerlerdir deneyimler. Yaşamak ve içinden geçmek gerek. Her birine bana sunulan armağanlar olarak bakmaya rıza gösterdim en nihayetinde; bu hediyelerin nasıl sunulduğuna, parlak jelatinli, cafcaflı paketine aldanmamayı öğrendim, ya da geldiğim yaş itibariyle öyle hissediyorum.

İçinden ne çıkacağını düşünmeden, hayal etmeden; beklentiye girmeden, soğuk kanlılıkla karşılayıp, deneyimleyip ve teşekkür etmeyi öğretti bana hayat. Kısmetim neyse kabul edip ilerlemenin düsturu çok yakıştı eğnime. Bir güzel dengedeyim değmeyin keyfime.


Değerini çok bilmem gerektiğine inandığım bir yaştayım.

Yeni heyecan ve maceralara az biraz yer açmalıyım.

İçimdekilerle vedalaşıp,, kendime izin verdim.

Bu aralar tatlı bir telaştayım.

Olan bitene müteşekkirim.

Bir müddet kontrol etmeyeceğim kendimi,

Bir vakit öylece,

Aksın kalbim aklımdan izin almadan

Akan suya direnmeden içinden geldiğince.



Ne güzeldir yolda olmak, ne iyi gelir ibreyi sıfırlamak.


Sıhhat, afiyet ve bereketle.

1/12

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi