Sizce DOĞRU nedir?


. -- .-. . -.-. . –

“5. a. mat. İki nokta arasındaki en kısa çizgi: İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir.”


Nokta kadar yer kapladığımız şu dünya üzerinde, başka bir noktaya giderken aramıza virgüller, soru işaretleri koyuyoruz. Evet evet, bunu neredeyse hepimiz yapıyoruz. Hatta dönüp bir de diyoruz ki doğru yolda mıyım acaba?

TDK’nın açılımını yukarıda okudunuz, sizce de “DOĞRU” nun bu kadar basit bir kelime anlamını hayatımıza geçirmek çok mu zor?

Ben cevap vereyim, bazen “EVET”. Neden mi? Kimseye noktaymış gibi bakmıyoruz, ya virgül gibi basamak muamelesi, ya da soru işareti gibi şüpheli muamelesi yapıyoruz.

Karşımızdaki, anne, baba, kız kardeş, erkek kardeş, sevgili, eş, patron, eleman herhangi biri olabilir.

Onun da bu dünya üzerinde bizim gibi bir noktacıktan ibaret olduğunu unutup, bir yerlere gelmek için veya bir yerlere gidebilmek için virgül olduğunu düşünüyoruz. Hep şüpheciyiz, hep endişeli.

Oysa ki iki noktadan bir doğru geçiyormuş ya hani, biz hep ikinci noktayı kaybedip, onu tekrar bulmaya çalışıyoruz ve diyoruz ki “Bu sefer bu burada noktalanacak”. Pardon arkadaşım, senin acaba hayatın tek bir doğrudan mı ibaret? Sen başkalarına bir doğru çizemez misin?

Şimdi size hayatımızın özetini şema ile göstereceğim; Bakalım başkalarına veya başka şeylere doğrular çizebilir miyiz?



Noktalar arasında boşluklar var, peki ya soru işaretleri ve virgüller, onlar hiçbir zaman saf değiller, hep içimizdeki en kötü yanı çıkarırlar, oysa doğru olan sevmediklerimiz dahi olsa sahip çıkmamız.


Aile, arkadaşlar, aşk, eğlence, iş ve sevmediklerim hepsinin bir noktası var. O uzaklıkları ben belirlerim ama onlar benim doğrularım. Doğrularınızı başka yerlerde veya başkalarının akıllarında aramayın, doğrular daima sizin yüreğinizde…


İnandığınız şeyler sizin doğrularınız, çünkü onlar en saf düşünceleriniz.

O zaman bizden düşüncelerimize giden en kısa yola DOĞRU diyebilir miyiz?

48 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi