Mutluluk Hüznü



Eylül hep hüzünlüdür, sanki arkasında sevdiğini bırakıp uzaklara gider bir trenle…


Herkes sever sonbaharı, sonbaharın anlamını yüklemedikçe kendi hayatına…


Yapraklar sararıp yere düşmeye başlayınca, hafif de soğuk bir hava…


Üşüdüm biraz sanki karşı kaldırımdaki kafe pek sıcak görünüyor. Hem soğuğu içime çekmek, hem de o sararan yapraklarla bezeli etrafı izlemek istiyorum.


Bir çocuk geliyor, gülümsüyor ve geçiyor bir saniyeliğine…

O an düşünüyorum, en çok neye gülüyorum bu hayatta diye? En çok kendime ve yaşadıklarıma, beni bugüne getiren muhteşem iyi – kötü anılarıma, tam o sırada sıcacık kahvem geliyor, ellerimin üşümesini geçirmek için fincana sarıyorum ellerimi. Sonra diyorum ki bu duygu harika, hala hissedebiliyorum.


Karşıdan yürüyen teyzeyi inceliyorum, 70 yaşlarında, elinde süslü bir baston, şapkasını takmış ağır ağır yürüyor, göz göze geliyoruz “Merhaba evladım, yaşlandım ama hayatı seviyorum, napiyim?” diye bağırıyor içinden.

Sevmek mi? Güzel bir kelime bu, peki ben en çok neyi seviyorum bu hayatta? Sevmeyi seviyorum sanırım. Seni, onu ve karşıma çıkan canlı, cansız her şeyi. Peki ya onlar beni seviyorlar mıdır? Pek de önemi var mı acaba? Ben sevdikçe ruhumdan çıkan elmas parçalarını görebiliyorum. Parıl parıl parlıyorlar ve vazgeçmemeyi öğretiyorlar yeniden bana.




Telefonum çalıyor, kardeşim “Ablacım günaydın diyor, annemle kahvaltı yapıyoruz hadi gel”. Geldiğimden habersiz, sadece bir adım ötesinde “Mutluluk Kahvesi” içiyorum… Sesi o kadar heyecanlı ki, güzel bir şey olmuş. Tahmin de ediyorum gerçi, evlilik teklifi aldı beni bekliyor söylemek için.


Ve o an, içime bir hüzün çöküyor, benim meleğim kocaman olmuş… Sonbaharın hüznü böyledir işte, sana her duyguyu anlatır, önce sevindirir sonra hüzünlendirir.

Sonbaharın en düşündüren rengi beni bu hayallere sürükledi, hayali kurarken bir şey daha öğrendim. Bugüne kadar hayal kurarken hep imkânsızları istemişim, oysaki ne kadar olabilitesi olan şeyler dökülüvermiş yazarken içimden. Sonbaharın acılı hüzünleri değil de, mutluluk hüzünleri sardı içimi…


Bu Eylül hepimize “Mutluluk hüzünleri” getirsin.

EYLÜL: HOŞGELDİN !

30 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi