Kuşak Çatışması

19 Şubat 2017


Sinirlenmenin kitabını yazmışlığım var, anneme sorsanız Ecem nasıl bir çocuktu diye, “Ah o yok mu o, çok canımı acıttı, çok zorlandım ben onu büyütürken” dediğini duyar gibiyim. Elbette ki annelerin yeri cennettir ve onları üzmemeliyiz, şuan gurur duymuyorum bununla, hatta huzurunuzda ÖZÜR DİLERİM ANNE!  

Biz çocukların anneleriyle anlaşamadığı noktalar hep vardır. Genellikle kuşak çatışması olarak söylenir, oysaki kuşak çatışması dediğimiz şey, büyüdüğümüz toplumlardır. Eskiden teknolojinin ön planda olmadığı, herkesin birbiri ile sohbet ettiği zamanlarda yapılan dedikodu ile şu anda yapılan dedikodular bile farklı hemen kısacık örneklendireyim çok geçmişe gitmeden;

1990-2000’li yıllar arası komşular;

Karşı komşu size aşure gününde bir kâse aşure getirir ve siz hemen diğer komşularla çekiştirmeye başlarsınız, tadı güzeldi, ay şekerim çok koyuydu rengi ağzıma bile götüremedim. Ayşe’yi de hiç sevmem ama kapıma kadar gelip aşure getirdi. (Tabi ki örnekler uzatılabilir.)

2017

-Ayşe instagramdan yaptığı aşurenin fotosunu paylaşmış gördün mü, masa örtüsünü nerden aldı acaba hemen bir araştırayım internetten.

Veya

-Ayşe instagramdan yaptığı aşurenin fotosunu paylaşmış gördün mü, malikânede yaşıyor resmen, yerleri de gördün mü en pahalı mermerleri kullanmış.

Kısacası örneklere bakıldığında, konu Ayşe’nin aşure gününde komşularına aşure dağıtmış olması, yani paylaştığı arka plan veya objeler değil. Bunları paylaşıyorum çünkü kuşak çatışması yaşanması normal, eskiler duygulara ve insanlığa önem verirken, şimdiki nesil arka plana, objelere, paraya odaklanır olduk. Peki, pahalı evleri olanlar çok mu mutlu, her gece evlerine ziyaret etmemiz gerekecek sanırım.

Mutlu olmak için nefes almamız gerekecek, sabretmemiz gerekecek, her şeyden önemlisi objelere değil, canlıları görmeye başlamamız fark etmemiz gerekecek. En son ne zaman sessizliği dinlediniz veya en son ne zaman gün içinde size iyi gelen şeyleri düşündünüz, her gün bize gelen iyi şeyler ve kötü şeyler var, siz hangisini görmeyi tercih ediyorsunuz…

Sokakta yürürken bir teyzenin size gülümsediğini kaçırdınız çünkü o sırada telefonla konuşuyordunuz… Işık o teyzenin bize gülümsemesi ve bizde yarattığı duygu…

Araba kullananlar, size yol verenleri düşünün, “kimse bana yol vermiyor ki ben neden vereyim”. Evet, kimse size yol vermeyebilir, siz onlara yol verin ki yolunuz açılsın.

1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi