Kitap Önerisi: Sevgili


Bir biyografi olmayan ama gerçek bir hayattan esinlenerek yazılan belki de herkesin bildiği ya da bildiğini sandığı bir hayat hikayesini anlatan bir roman bu ay ki kitap önerim sevgili okuyan.

Kitaplarını çok severek okuduğum İnci Aral’ ın son romanı “Sevgili”.


Her ne kadar yazarın kendisi romanı yazarken isim değişikliğine gitmiş ve kurgu bir karakter yarattığını belirtse de ilgisi olanlar bilirler ki “Sevgili” ifadesi usta oyuncu ve yönetmen Yılmaz Güney ile karısı Fatoş Güney’ in birbirlerine hitap şeklidir. Buradan da anlayacağınız üzere bir Yılmaz Güney romanıdır yazılan.


Türkiye’nin iki askeri darbeyi içine alan 1965-85 döneminde, hayatının 10 yılını hapislerde geçirmiş inançlı bir devrimci Yılmaz Güney. Yoğun engel ve baskılara rağmen, dünya sinema tarihine geçmiş bir usta aynı zamanda. Kitapta onun her türlü olumsuzluğa karşı cezaevinden film yapma ve var olma savaşını anlatılırken, Türkiye’nin bizi bugünlere getiren karanlık dönemi de yansıtılıyor. Güney, yasaklanmış, vatandaşlıktan çıkarılmış, 104 filmi yakılmış ama halkın kalbinden silinememiş bir sanatçı. Düşüncelerini ifade edip savunduğu için hakkında 100 yılı aşan hapis cezası istenen bir yazar aynı zamanda.


Romanı okurken hem ara ara tereddütte düşüyor Yılmaz Güney’ i sevseniz mi yoksa eleştirseniz mi bilemiyorsunuz. Bir star mı yoksa halk kahramanı mı diye düşünüyorsunuz. Aslında Güney hem bir sanatçı hem de siyasi bir figür. Bir devrimci, aynı zamanda bir sinema dâhisi. Çekeceği filmleri ilk önce kare kare kafasının içinde çekmesi ve bunu senaryoya aktarması bu dehasının bir kanıtı.


Roman işte bu dehanın yaşadığı zorlukları, dönemin ruhunu, çekilen filmlerin hikayesini en önemlisi de yaşanan büyük bir ilişkiyi, aşkı ve hayranlığı konu alıyor. Fatoş Güney’ in Yılmaz Güney’ e duyduğu büyük aşk! Çarpıcı bir rastlantıyla birden başlayan bu aşk, kısa sürede yoğun bir sevgiye, şefkate ve vazgeçilmezliğe dönüşüyor. Ve bu sevgi ayrılıklarla beslenip büyüyor.

Kitabı okurken en çok etkilendiğim kısım bu vazgeçilmezlik oldu. Hatta bir yerinde şöyle bir bölüm var ki sizlerle paylaşmak isterim. “Fatoş Güney, Yılmaz Güney’in yattığı hapishanelerin peşinde koşmuş bir kadın. Gidip her seferinde farklı bir şehirde ev tutuyor, hatta bir keresinde acayip fırtına var, cezaevi görevlileri, “Eşiniz gelemez!” dediklerinde, “Ölmemişse gelir!” diyor Yılmaz Güney ve gerçekten de Fatoş Güney geliyor.”


Dünyayı değiştirmek için hayatını, inancını, yeteneğini ortaya koymaktan en zorlu koşullarda bile vazgeçmeyen bir sanatçının, yok edilme çabalarına rağmen gösterdiği yaratma inadını, yaşadığı hiçbir şeyin bedelini ödemekten kaçmayışını, eski ilişkilerinden, yanlışlarından pişmanlık duyması ve deri değiştirir gibi kendini değiştirmesini; bir kadının kocasının yüksek yeteneğine, dehasına hayranlığın ötesinde, aşkı bile aşan duygularını anlatan oldukça etkileyici bir roman “Sevgili”


Birçok insanın önyargılarıyla tanıdığı hatta bazılarının sadece adını bildiği bir dehanın hayatına dokunmak, Fatoş-Yılmaz Güney’ in aşkın bile ötesinde olan ilişkilerine tanıklık etmek, onlarla birlikte yaşamak ve dönemin ülke gerçekleriyle yüzleşmek isterseniz sizler için oldukça etkileyici bir yol olacaktır bu romanı okumak sevgili okuyan.


Keyifli okumalar…



Arka Kapak:


"Arkadaşlar!

Dışarda bir şeyler oluyor, farkında mısınız?

Uykuda olanları sarsın, uyandırın. Herkese söyleyin,

yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?”

YILMAZ GÜNEY


Işıklar her söndüğünde beyazperdede inatçı bir umut yaratan, karanlıkları aydınlığa çıkartmak için topluma bir çift asi göz armağan eden, halkın sevgilisi haline gelmiş

devrimci bir sanatçı... Türkiye’nin, bugünlere nasıl geldiğimizi gösteren çalkantılı bir dönemi... Özgürce yaratma ve var olma savaşı veren aykırı sinema adamının, ülkesinin çetin gerçekleriyle, adım adım ilerleyen trajik ama onurlu bir çatışmaya sürüklenişi...


Ve bu unutulmamış serüveni aynı inatçı umutla, aynı asi sadakatle taçlandıran büyük bir aşk...


Sevgili, gerçek kişilere fakat edebi kurguya dayalı, acı bir umudun ve yalın sevginin romanı.

1/12

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi