Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak



Bazen hiç görmediğimiz ve tanımadığımız bir insan ile bir bağ oluşur aramızda, uyarır, gelir dokunur..

Öyle, hissedersiniz..

Bunu bazen bir şiirin içinde tek bir cümle ile bile yapabilir..

Bir kitabın içindeki karakter, şarkının içindeki sözcüğünün tınısı ile..

Siz doğmadan göçüp gitmiş biri bile olabilir bu bağın sahibi, hiç bir önemi yok..

Benim kilidim öyle çünkü,

Tek bir cümlesi yüreğimde öyle bir yere dokundu ki, adımlarımın şahidi oldu o cümle..

Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak deyip, ölümünün haberini de böyle verir..

7 Haziran 1987 günü bırakıp gider..

‘Kapı aralığında baktığımda görebildiğim en güzel şeydir, yaşamak.’ dediği hayatını..

Okuduğum en kırgın ve yorgun şiirlerin sahibi, soy ismi gibi Zarifoğlu, hayatı yazmaya ihtiyaç duymadığı koca bir hikaye zaten..

Zarifoğlu ile “Kapı aralığında baktığımda görebildiğim en güzel şeydir, yaşamak..” cümlesi sayesinde tanıştım..

Bir duvar yazısıydı sadece.. her gün gözümün takıldığı, her geçtiğimde baktığım, sonrasında görmeye ve anlamaya başladığım..

Öyle bir dönemde bulmuştu ki beni..

Bunu yazan kim diye araştırırken, henüz 47 yaşında kanser nedeniyle kaybettiğimiz Zarifoğlu’nun koca kederli bir ömrüne denk geldim..

O kederli ömrün kederi yerine yaşamanın sadece güzelliğini bırakmıştı o duvara ve kilittir bana cümlesi, kapılarımı açar..

O çok susan ama sustukça cümleleri bağıran adam, her şiiri ile farklı bir dünya izletir görebilene..

- Gökyüzüne bakmayanların kalbi, daha çabuk kirlenir,

-Kuşlara takılıp gidiyor aklım..

Ne güzel cümlelerdir dimi bunlar?

Gökyüzü, bulut ve kuşlara aşık olanlara..

Ve

İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi..

Ruhun şad olsun Zarifoğlu..


17 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi