Kadın

Hastaneye gitmiş sıranın bana gelmesini bekliyordum, sonra yanımda oturan birinin kafasının bana dönük olduğunu, baktığını fark ettim..

Hafif göz ucum ile bakarken, ellerime dikkatli dikkatli bakan bir kadının,

(ya da genç bir kız mı demeliyim bilemedim ama yaşının benden küçük olduğuna eminim neyse) baktığını fark ettim bir an dönüp göz göze gelince gülümsedim, o da gülümsedi ama yarım derler ya hani öyle..


- siz de mi sıradasınız? dedim.

- evet dedi.


Aynı yarım gülümsemesi ile, şikayetiniz ne? diye üzerime vazife olmayan anlamsız sorular sormaya başladım kadına, neyse..


Sonra yanında oturan adam ile bir bağı olduğunu fark ettim ceketini uzatınca adam, o ana kadar hiç bir bakışa bile rastlamamıştım aralarında biz konuşurken..


Adam rahat 50 yaşından fazlaydı, babam gibiydi hatta daha büyüktü belki de emin değilim..

şikayetlerinin nefes tıkanıklığı olduğunu söylemişti kadın konuşurken,


- devamlı gelir misin bu doktora, tıkanıklık ne kadardır var? dedim.

- he dedi kadın, durup düşündü önce benim için değil dedi, elini böyle yarım yarım kaldırıp yanındaki adamı gösterirken, tam ben babanız için mi diyecekken..


- eşim, eşim için geliyoruz dedi ve ben kelimelerimi yutmuştum bile..

sanki o da susmam için,

- eşim, eşim diye tekrarlamıştı, o koca herifin kocası olduğunu..


Göz göze geldik o an kadınla, hani bazı anlar vardır bütün şalterler indi deriz, simsiyah bir odada kalır gibi olur, kimsenin sesini duymaz kimseyi o an görmeyiz filmler de, diziler de olur zannediyordum ben, onu..


Bütün şalterlerim inmiş, ben o kadın olmuş, babam yaşındaki adam ile evlenmiş ve hastanede o adamın ceketini tutup hiç tanımadığım bir kadına bütün utancımla eşim, eşim için geldik diyordum..


Sanki su kaçmış gibi genzime boğuluyor muşum gibi öksürmeye başladım kendime geldiğimde ne kadar su içtim, hatırlamıyorum..


Sıra onlara gelmiş içeri girmişlerdi ben öksürmemle boğuşurken.. Ben o ara kendime gelmeyi geçip, kendime kızmıştım bile..


Kadına kendini daha fazla kötü hissettirmemek için durum doğalmış gibi davranmalısın diye telkin ediyordum kendimi.. Bir yandan da bunun nesi normal arkadaş diye sayıp sövmeye başlamıştım bile..


Herif, kızı yaşında bile değil belki torunu yaşında olan bir kadın ile evli ve ben normalmiş gibi davranmalıymışım diye telkinde bulunuyorum kendime..


Kendimi bir an o kadının yerine koyma durumunda bile öksür öksür geberiyordum, yaşasam yaşamım bu olsa diye düşünürken çıktılar içeriden göz göze geldik kaçırdı gözünü kadın, sanki utanması gereken oymuş gibi kaçıyordu gözlerini..


Baktım dikkatli dikkatli ama gülümseyerek senin utancın değil der gibi, biliyorum içini, hissediyorum seni der gibi..


Keşke konuşabilecek durumumuz da olsaydı,

Keşke hikayesini dinleye bilseydim en azından,

Keşke onu yapabilseydim ama maalesef..


Sonra fark edince gülümsememi aynı yarım gülümsemesi ile baktı o da ama içimde öyle bir şey koptu ki..


Sanki nasıl evlendirilmiş, evlendikten sonra ne yaşamış, geceleri nasıl uyuyor, neler yaşıyor o iki saniye göz göze gelip yarım gülümsemesi ile anlatmıştı bana..


Çok tuhaf dimi?


Hiç tanımadığım bir kadın, yarım bir gülümsemesi ile bütün içinin acısını göstermişti tek seferde belki de.. Ben ise kendime telkinler veriyordum normalmiş gibi davran diye,

Çünkü toplum, toplumumuz bunu normal görüyor..

Çünkü o kadın gibi binlerce kadın var..

Çünkü bu hep vardı, devam da edecek olmaya maalesef..

Çünkü, değişmiyor, değiştiremiyoruz..


13 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi