İyi ki geldin huzur :)

10 Eylül 2017


Bu hafta sizlere ne yazsam diye düşünürken, dün en sevdiğim iki insanla felekten bir gece çalıp, huzurlu bir sohbetin dibine vurduk. 

Kah eskilerden, kah güncel olaylardan, kah gençlikte yapılan komik hatalardan bahsettik, ama en önemlisi bu kadar içten ve karnım ağrıyana kadar güldüğüm ender anlardan biriydi.

Tabi ki, konuşurken konumuz, enerjiye ve benim bunu çalışmama da bir ara sıra geldi. Çok sevdiğim canım arkadaşımlarımdan biri (isim vermeyeceğim ama okurken gülümseyecektir :) ben de seni seviyorum canım arkadaşım) pozitif enerji, negatif enerji, kısacası enerji kelimesi geçen herşey ile dalga geçmiştir bugüne kadar.

Aslına bakarsanız, dün tam olarak onun dalga geçtiği ve inanmadığı şeyin enerji olmadığını biliyordum, ve dalga geçmesi canımı hiç sıkmıyordu. Çünkü, inanıp inanması değil bu durumu tercih etmemesiydi.

Bu arkadaşım hisleri çok kuvvetli, birini anlattığında fotoğrafına bakıp bu bu karakterde diyip, kaldı ki bazen sadece ismini duyduğunda mutlaka bir yorumu vardır. Kısacası, hislerini pek kullanmayı sevmez, ama sevdikleri için mutlaka bir yorumu vardır.

Niye anlatıyorum değil mi?

Enerji içimizde, siz inansanız da inanmasanız da içinizdeki enerji aslında size bir şeyler anlatır hep, sadece bizler farkına varmakta zorlanırız.

Dün sıradan bir cumartesiydi; Atagür Ofis Mobilyasında çalıştığımı az çok biliyorsunuzdur belki, sabah kalkıp evden çıktığımda içimde bir neşe vardı, nedenini bilmediğim. Mağazaya gittiğimde, bu neşe ikiye katlandı ve dönüp kendime bugün güzel bir gün, lütfen kendin için bugünün tadını çıkar ve sevgiyle kapla kalbini diyerek başladım.

O neşeyle, yoğun ve keyifli bir cumartesi geçirdik, saat 17:03 aklımda kalmış :) dönüp kendime, bugün sevdiğim keyifli insanlarla çıkıp, yemek eşliğinde, eski türkçelerden keyif istedim...

O sırada ilk aklıma gelen kişileri aradım, Nejla (üniversite arkadaşlarım Nejla der) arayalım seni dediler, peki dedim.. saat 19:00 'a yaklaşırken beni yine aradılar, biz yemeğe geldik, hadi atla gel.

Seçtikleri yer; benim istemiş olduğum gibi sakin, aynı zamanda eski türkçelerden (Zeki Müren, yer yer 90'ların sakin parçaları) ve sohbet etmekten keyif aldığım iki insan...

Bunların hepsini ben enerjimle istedim, bu hayatımdan küçük bir kesit, bunu hayatımın her alanında her istediğim şey için uygulamaya çalışıyorum. Kaldı ki, hiç pes etmedim.

Bugün çok huzurlu kalktım, esnedim, gerindim ve yazmaya başladım, şimdi büyük aile kahvaltısına gideceğim, biraz geç kaldım ama anlayışla karşılayacaklardır, ne de olsa kendini rahat hissettiğin yer en huzurlu yerdir.

Huzuru da içimizdeki enerjiyi güzel yönde kullanarak kendimize sağlayabiliriz.

İsteyin, Allah'tan, Tanrı'dan, mezhebinizi ya da dini inancınız neyse sadece isteyin, istemeyi unutursanız, istemediklernizle karşılaşır durursunuz.

Daha önce bir yazım vardı, İste! İnan! Bırak! Ve Olsun!

Keyifli Pazarlar... :)

6 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi