Güven İçinde Güvensizlik

Hayat, genel de karşımızda duranlardan korkmamız gerektiğini bize empoze eder..

Çünkü alışılagelmişlik böyledir ama atladığımız şöyle bir gerçek var, yanımızda durduğunu sandıklarımız çok daha tehlikelidirler..


Japon bir atasözü der ki;

"Pirincin içindeki siyah taştan değil, beyaz taştan korkun!"


Yani demem o ki;

Karşımızda duranın yönü bellidir bilirsin ama yanımızda durduğunu düşündüklerimiz ile yönümüz ve çizgimiz de aynıdır deriz, öyle olduğunu düşünürüz ya da düşünmek isteriz..

Bu düşünceler ile gard almaya gerek duymayız, hatta kendimiz gösteririz hassas noktalarımızı..


Çünkü insan duygusu öyle bir şey ki, inanıp kendini güvende hissetmek ister ve yanında durana inanmaya ve güvenmeye hep meyillidir..


Bize biçilmiş belirli bir ömür var ve bu ömür bir kaç güzel anının toplamı aslında..


Bundan mütevellit başkalarının verdiği güvensizlikle ve inançsızlıkla devam ederken o bir kaç güzel anıyı kaçırma olasılığımızda çok fazla..


O yüzden, ben güvenmemeyi bırakalı çok oldu..


Tam tersi daha çok güvenmeyi ilke edinip, güvenilir olmayı öğrenmeliler dedim..


Ve en önemlisi Steve Jobs'un dediği gibi;


"Başka insanların sesinin verdiği gürültüden kendi kalbinizin sesini duymayı unutmayın.."


Kendinizden başka hiçbir eksiği olmayan size, bir tek siz gerek ve sadece buna inanıp güvenip yolunuza devam edin..


Çünkü hayat devam ediyor, ne muazzam şey değil mi?


8 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi