Gökyüzü her zaman mavidir; bulutlarsa gelip geçici…


Bu söze ilave olarak ben de diyebilirim ki “Deniz her zaman mavidir, dalgalar ise gelip geçici…”


Çok uygun oldu mu bilmiyorum ama daha inandırıcı geldi bu söz bana. Deniz aşığı biri olarak gökyüzüne bakmaktan çok denize baktığım bir gerçek ve denize bakmanın bana büyük bir huzur verdiği tartışılmaz. Hatta kokusunu duymanın bile beni nasıl rahatlattığını tarif edemem. Hayatı da denize benzetirim uçsuz bucaksız, ne zaman ve nerde sonlanacağı belli olmayan ve kimi zaman dalgalı.

Gökyüzü de her zaman mavi, gerçekten de bulutlar gelip geçici. Her yağmurun dindiği, ardından güneşin açtığı gibi… Henüz geçmeyen bir dert görmedim, dinmeyen acı, bitmeyen ıstırap. Belki de çok büyük acılar yaşamadığımdan bu kadar umutlu oluşum ama zaman ve hayat bir şekilde her gün yenilenmemize sebep oluyor. Ne kadar kötü hissedersek hissedelim kendimizi kısacık bir anda olsa fark etmeden bir gülümseme belirebiliyor dudaklarımızda. Duyduğumuz bir şarkı, bir kedinin sokuluşu, bir köpeğin başını ellerinize uzatması, bir çiçeğin tomurcuk vermesi… Annenizin öpücüğü, kardeşinizin sarılması, en yakın dostunuzdan gelen bir mesaj, sevgilinizden gelen bir arama…

Bir gün, bir ay, bir yıl da sürse tüm acılar iyileşiyor, tüm sorunlar çözülüyor, tüm dertler bitiyor. Hatta bazen daha büyükleri ile karşılaştığımızda eskisine burun kıvırabiliyoruz. Daha büyük dalgalar çıktığında karşımıza, küçük dalgaların üzerinden nasıl atladığımız geliyor aklımıza. Bunun da üstesinden gelebiliriz diyoruz. Yaşam hem yeni acılar vadediyor bize her yeni günde hem de yeni mutluluklar…

6 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi