Duygu Deneyimleme Listesi

Her yeni yıl benim için Ocak ayındaki doğum günümü hatta aldığım yaşları hatırlatır. 30 yaşına basmadan her yılbaşı önce hüzün çöker, sonra yine yeni başlangıçları düşünüp kendime motivasyon sağlamaya çalışırdım.


Bu sene 31 olacağım...


30 yılda kendim için neler öğrendim diye düşünüyorum hatta kendime notlar alıp uygulamaya çalışıp duruyorum.


Reiki Hocam Berrin Karakaş'ın bir sözü vardır; "BİZ DÜNYAYA DUYGULARI DENEYİMLEMEYE GELİYORUZ."


Görsel 1



BBC Türkiye'nin sitesinden aldığım Duygu ve Duygu Durumları Listesinden bazı duygu ve duygu durumlarını seçip, bunlar karşısında neler yaptığımı hatta nasıl baş etmeye çalıştığımı sizlerle paylaşmak istedim.


Görsel 2



Aldatılmış:

Bizi aldatan karşımızdaki midir? Yoksa biz aldanmak için karşı tarafa izin mi vermişizdir? Genellikle ikincisi çünkü biz inanmak istedik, bunu biz seçtik karşımızdaki de bu durumu kullandı. Aldatıldığımızda önce kendimizin neden aldanmaya ihtiyacı olduğunu bulalım ve kendimize şu soruyu soralım. Ben neden beni aldatmasına izin verdim?


Anlayışlı:

Anlayışlı olmak her şeye tamam demek midir? Yoksa karşındaki insanın yaptığı şeyi sen yapsan, sana nasıl davranılmasını isterdin? Cevap basit; anlayış karşındakine gerçekte bunu sen yapmış olsaydın kendine bir şans daha verilmesini isterdin.


Asabi:

Asabiyet, kendimiz ile çözemediğimiz her türlü olguyu barındırırken. Yüreğimizi sıkıştırıp baskı uygulayan pis bir duygudur, aslında asabi bir insan olmadığımızı biliriz ama bunu düzeltmek için ne yapabiliriz. Belki, kızmadan önce biraz empati ne dersiniz?


Azimli:

Azim, kişinin kendisine verdiği değerdir, sonuç olumlu da olumsuz da olsa "denedim" diyebilmektir.


Başarılı, Başarısız:

Eminimki herkes hayatında bir kez olsun başarılı veya başarısız olmuştur. Başarı olduğumuzda sevinirken, başarısızlığımıza neden üzülüyoruz? Türlü felsefeci, bilim adamı, iş adamları başarısızlıktan gelen başarıları vardır.

Albert Einstein, okuduğu dönemlerde vasat bir öğrenciyken, arıza olarak nitelendirilip literatüre bilim adamı olarak ismini yazdırmıştır.

Sizce Einstein başarılı mı yoksa başarısız mı?


Bencil:

En sevdiğim, Benci olmak ile bencil olmak arasında çok ince bir çizgi vardır. Elbette, önce "ben" ama önemli olan nokta ben kendimi seçerken bir başkasını üzüp, kırıp, incitiyor muyum? Eğer kimseye zararım yok ise "BENCİ" olmak da herhangi bir sakınca yoktur.


Bilinçli, Bilinçsiz:

Bilinç=Farkındalık. Eğer bilinçli bir birey olmaya çalışıyorsanız zaten bu satırları okuyarak kendinizi geliştirmeye çalışıyorsunuz demektir. Bilinçli olmanın en temel kaynağı "bilgi"dir. Bilgi edindikçe, farkındalık artar. Yaşın hiçbir önemi yoktur, belki yaşlı bir teyzenin nasihati bilgi niteliği taşırken, belki de bir çocuğun sorusu bizi bilgiye götürebilir. Lütfen kendinize soru sorun. Soruların cevapları sizi bilgiye götürür.


Cesur:

Cesaret! Cesur Yürek! Korkmadığınız her şeyde cesursunuz demektir. Ne kadar basit değil mi? Sizlere küçük bir hatırlatma; Korkunun ecele faydası yok. Koy verin gitsin!


Çocuksu:

Ahhhh en sevdiğim... Beni hayata bağlayan yegane kelime. Çocukken hiç bir şeyden korkmayız. Misal, çakmak... Çakmağın ateşine elinize götürüp denemeden elinizin yandığını öğrenemediniz. Denemek, çocuksuluğun temelidir.


Dik kafalı:

Tek bir konu hakkında tek bir doğrusu ve tek bir yanlışı olan insanlardır. Elbette kendinize göre bir doğrunuz olsun ancak sizin doğrunuz bir başkasının doğrusu olmak zorunda değil. doğru ve yanlışlarını yuvarlatın ve başkalarının doğrusu ve yanlışına saygı duyun. Dik kafalılıktan, saygınlığa erişiverirsiniz.


Duygusuz:

Duygu nedir? Vücudumuzdaki kan dolaşımının beynimize öğrenilmiş olgulara verdiği tepkidir. Peki biz bebekken duygumuz var mıydı dersiniz? Varsa bile duygunuz neydi hatırlayabilir misiniz? Her şey için duygu sahibi olmak zorunda değilsiniz. Her duygunuzun da yükünü taşımak...


Güçlü:

Güçlü görünen insanların çoğu güçsüzdür. Güçlü olmak arzusu kendindeki eksiklikleri ortaya çıkarmamak için kendimize oluşturduğumuz bir kalkandır. Kalkana ihtiyacınız olduğu yerde mutlaka kullanın ancak bu duyguyla sürekli gezmek, farkındalığınızı kapatır.


Güvende, Güvensiz:

Güvenmek... Kime güveneceğiz? Kendimize... Kendinize güvendiğinizde birine güvenme ihtiyacınız olmayacaktır.


Huysuz:

Huysuz insanları severim, beni hep düşündürürler. Düşünmek istediğinizde kesinlikle huysuzlaşın harika bir duygu.


İsteksiz:

İstemek... Ego'dan gelir... İstiyorum! Yok yaa... Her istediğimiz olsaydı... Lütfen niyet edin.

Örnek cümle: Niyet ediyorum ki bu yazıyı okuyan herkesin kendi içindeki penceresinden çıkıp dış pencereden kendine bakmasına...

Fark ettiyseniz yüklem yok...


Kısmetli:

Kısmet... Elbette ki... Ancak siz şanslı biriyseniz... Pardon! Şanslı olduğunuza inanıyorsanız, zaten kısmetiniz yoldadır. Üzerinde düşünülecek başka hiç bir şey yok.


Konuşkan:

Nejla Ecem Çıklaçekiç NOKTA Kendinizi ifade etmek için konuşun, sevginizi anlatmak için konuşun. Çünkü bu dünyada herkes farklı sosyal, ekonomik, kültür koşullarında doğuyor ve herkesin sözlüğü farklı. Nasıl ki Türkçe bilmeyen birine Türkçe kelime öğretmek için tane tane araştıırıp anlatıyorsunuz. Kendinizi de Türkçe bilen birine anlatın. Konuşkanlığınızı kendinizi anlatmak için kullanın. Anlamayanlara ne mi olacak? Hayatınızdan gidecekler...


Merhametli:

Merhamet sevgi duygusundan gelir. Neden dünyanın en merhametli varlıkları annedir? Çünkü aylarca sorgusuz sualsizce bedenlerini harap eden varlıkları karnında taşıyıp, dünyaya getirdiklerinde binbir zorluklara rağmen seviyorlar. Severseniz, sevilirsiniz. Evrenin alışveriş dengesi ne de olsa.


Öfkeli:

Asabiyetten tek farkı... Affetmek ile ilgili...


Önemli, Önemsiz:

Hani herkesin sözlüğü farklı dedik ya... Toplumdaki yerinizi bir başkasının size gösterdiği davranış belirleyemez. Sizin kendinize gösterdiğiniz davranış sizin toplumdaki yerinizi almanıza sebep olur. Ne de olsa sözlük meselesi...


Sabırlı, sabırsız:

Sabır = Emek. Nasıl ki bir çiçeğin tohumunu ekip sabırla filizlenmesini bekliyoruz. Bir de tabi ki sabır bizim bu dünyaya geliş amaçlarımızdan bir tanesi... Çünkü sınanırken ve bu hayat sınavını geçerken en çok da sabıra ihtiyacımız yok mu?


Sessiz:

Dinlemeyi bilen insan sessiz kalır. Kendiniz yada başka biri sessiz kalıyorsanız/kalıyorsa düşünüyordur. Düşünmek de bir dinleyici için en güzel hediyedir.



Sorgulayan, sorgulanan:

Soru = Bilgi. Sorun, soruşturun ve araştırın. Ancak kendinizi böyle geliştirebilirsiniz.


Suçlu:

Hani herkesin sözlüğü farklı ya. Suçlu veya suçsuz diye bir şey yok. Sadece farklı bakış açıları var.


Umutlu, umutsuz:

Umut mucizenin gelişini haber verir. Her umudun sonunda mutlaka bir mucize vardır. Hiç bir umut evren tarafından karşılıksız kalmaz. Umut edin.


Üzgün:

Lütfen üzülün. Empati yapmanın en güzel yoludur.


Yargılayıcı, Yargılanan:

Yargılarsanız, yargılanırsınız. Yargılamayın, eleştirin.


Yetersiz:

Yetersizlik duygusu... Eksikliklerinizi fark edip sizi tamamlamaya götürür.


Yorgun:

Şu an çok yoruldum eminim siz de... Biraz dinlenmenin vakti gelmiş her şeyi bırakalım bir kenara... Hiç bir şey yapmayalım hatta mümkünse biraz sıkılalım ki yorgunluğumuzun tadını çıkaralım.


Kısacası; hepimiz listede gördüğünüz bütün duyguları yaşamak için dünyaya geliyoruz. Eğer birini bile yaşamadım ya da yaşamayacağım diyorsanız ya uzaylısınız yada robot...


Makineleşmeye merak saldığımız bu teknolojiyi lütfen sadece kendinizi ilerletmek için kullanın.


İLERLEMEK için bir şeyler ÜRET, ürettiklerini SAVUN, savundukların sen olsun. Işık her zaman sensin! IŞIĞI DENEYİMLE...


FİLM ÖNERİSİ: Baraka / The Shelter


Kaynak:

Görsel 1

https://hbr.org/2016/11/3-ways-to-better-understand-your-emotions

Görsel 2

https://bccturkey.com/duygu-listesi/


1/12

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi