Dizi önerisi: Dirty John


Merhaba sevgili okuyan,

Bu ay izlerken etkilendiğim, etkilenirken düşündüğüm bir dizi önerisi ile daha sizlerle beraberim.


Aslında bahsedeceğim dizi şu an iki sezon olarak yayınlandı ve ayrı ayrı gerçek hikayelerden oluşuyor. Los Angeles Times muhabiri Christopher Goffard’ın gerçek suç olaylarını kaleme aldığı makalelerinden uyarlanan antoloji şeklinde yayınlanan dizimizin adı: “Dirty John”


Her sezon farklı bir konunun işlendiği dizinin ilk sezonunda sıradan bir ilişkinin kabusla sonuçlanması konu ediliyor. Şöyle ki: Orange County'de yaşayan Debra bekar bir annedir. Başarılı bir tasarımcı olan genç kadının hayatı, John Meehan ile tanıştıktan sonra bambaşka bir hal alır. John ile ilişki yaşamaya başlayan Debra kendisini sırlara dolu bir dünyanın içerinde bulur.

“Bir kadın yeni tanıştığı bir adama aşık olur ve onunla evlenir. Aralarındaki aşkın gerçek olduğuna düşünse de aldanmıştır. Ve sonrasında hayatta kalma savaşı başlar.”


Ben gerçek hikayeleri uyarlamalarını severim sevgili okuyan ve kitap olsun, film yada dizi olsun hikayenin aslını öğrenmeden izlemeyi yada okumayı tercih ederim. Bu seferde öyle yaptım. Size de tavsiyemdir. Hikaye çok tahmin edilebilir gibi gözükse de ilk üç bölümden sonra hikayenin nasıl sona ereceğine olan merakım gittikçe arttı.


Eric Bana oldukça sinir bozucu ama bir o kadar da bir şekilde John Meehan karakterine hayat vermiş, kendisinden hem ürktüm hem de hayran kaldım. Ama bazen ben bile bir kadın olarak Debra karakterine anlam veremedim. Çünkü her bölümde kendimi Debra için "Aptal desen değil, görmüyor desen o da yok ama bunlar niye oluyor o zaman?" derken yakaladım. Bilmiyorum sizde izlerken bana hak verecek misiniz? Ama final benim için oldukça tatminkar oldu ne yalan söyleyeyim.



Dizinin ikinci sezonunda ise bambaşka bir hikaye karşımıza çıkıyor: "Dirty John: Betty"


1980'li yıllarda Amerika'nın San Diego eyaletinde yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Betty Broderick'in manşetlere taşınan boşanmasını konu ediliyor. Betty’ nin gözünden izlediğimiz hikaye de, Betty’ nin eski kocasını ve onun yeni eşini öldürmesine kadar süre gelen olaylar anlatıyor.


Çifte cinayetten yargılanan Betty' nin gözünden, geriye dönüşlerle anlatılan sekiz bölümlük hikayede: Betty'nin evlilikteki ilk yılları, eşiyle birlikte geçirdiği parasız dönemleri, hamileliklerinde yaşadığı zorluklar, çocuklarına bakmaya ve eşine destek olmaya çalışırken kendi hayatından yaptığı fedakarlıklar gösteriliyor. Yıllarca evli kaldığı kocası tarafından evinden ve çocuklarından uzaklaştırılmasını, kocasının kendisini kandırarak ondan boşanmasını ve ardından hemen sekreteriyle evlenmesini hazmedemeyen Betty Broderick, günden güne daha da çıldırıyor ve güzel, sosyal, iyi bir eş, dört çocuğuna iyi bir anne ve sosyetede hatırı sayılır bir kadın iken akıl sağlığı yerinde olmayan bir katile dönüşüyor.


Bu sezonu da izlerken yeri geldi Betty’ çok hak verdim, Dan’ den nefret ettim. Yeri geldi Betty’ nin yaptıklarına da kızdım, onu anlayamadım. Git gellerle bitirdiğim bir sezon oldu açıkçası. Zaten ilk sezonda da aynı şeyleri hissetmiştim.


1960’ lardan 80’ lere uzanan bu yolculukta Amanda Peet, Betty Broderick olarak gerçekten harika bir performans sergiliyor ki ne olursa olsun yıllardır severek izlediğim Christian Slater’ ın da hakkını yiyemem. Dan Broderick’ ten nefret etmek hiç zor olmadı sayesinde benim için.


Eğer sizin de benim gibi gerçek hikayeler ilginizi çekiyorsa severek izleyeceğinizi düşündüğüm "Dirty John" bu ay ki dizi tavsiyemdir sevgili okuyan.


Keyifli izlemeler…

1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi