Dinlenme Operasyonu

6 Ağustos 2017


Günaydın ahali!


Bu güneşli güzel günde sizlere hayatta yapmayı sevdiğiniz her güzel şeyin hayatınızdan hiç eksik olmamasını dileyerek başlamak istiyorum sözlerime...


Bazı kelimeler vardır, hayatımıza yerleşmiş, pardon aslında beynimize yerleşmiştir. Aklımızda kalıplaştırmışızdır ve çoğu zaman farkında olmadan kalıplaştırdıklarımıza inanmayı tercih ederiz. 


Ecem örnek demeyin hemen örneklendireceğim :), hayatım boyunca bir kilo alıp, bir kilo veren biri oldum hep, ama hayatım boyunca dert ettiğim kilo değildi, kendimde kalıplaştırmış olduğum, "kilo" kelimesiydi. Bunu yersem kilo alırım, ama mutsuzluğumda yemek yemekten bildiğim başkaca birşey de yok gibiydi.


Ecem sinirlendi, beyne sinyal gidiyor"çikolata" yemen lazım. Biz mutluluğa AÇIZ, Ecem çabuk, markete git. 


Oysaki, hayat affedemediklerimizden kaynaklıymış, yeni yeni öğreniyorum. Affedemedikçe daha çok hiddetlenirmiş insan, daha çok nefret basarmış ee bu da haliyle kendinden hınç alıyor aslında, çünkü yemek yiyor, yedikleri kiloya dönüyor.


Bendekinin tam tersi kendini cezalandıranlar da var tabi ki, hiçbir şey yemeyip deli gibi kilo veren, ama bunu sadece kilo olarak düşünmeyin, çünkü buradaki mesele "KENDİMİZİ CEZALANDIRMAK". Nasıl cezalandırdığınızın bir önemi yok.


Çok sevdiğim bir kelime değildir aslında "ceza", "ÖDÜL" diye bir kelime varken.

Eee o zaman artık kendimizi ödüllendirmeye başlayalım, bugün bir meditasyon ile birazcık kendimizi ödüllendirelim hatta tanıyalım, istiyorum. Kendimizi tanıdıkça, kendimize ödül verirken daha bonkör olabiliriz belki. Meditasyon odaklanmaktır, ve kendinize ne kadar odaklanırsanız, o kadar iyi hissedersiniz kendinizi. 


Meditasyon yaparken, kendinizi düşünün, bu hayatta neler sizi mutlu eder, neler heyecanlandırır, neler mutsuz eder, neler kalbinizde derin izler bırakır, her derin iz bırakan ve yaşanılan gerçekten bizim için kötü müdür?


Ben yaşadığım olumsuzlukların karşısında, kendimi hep daha güçlü hissederim, hep daha iyi hissederim, ve beni hissizleştirenin yada çok hisleştirenin ne olduğunu, meditasyon yaparken bulmaya çalışırım. 


Kapatırım gözlerimi, rüya ve hayal arası kendimi görmeye başlarım, kimi zaman bir denize doğru koşarım soluksuzca, kimi zaman çocukluğumuzdaki bulaşık deterjanını içine koyup, ucunda küçük bir yuvarlaktan balon yaptığımız, şeylerin içine kızgınlıklarımı, öfkemi koyup, sonsuzluğun içine atarım. Çok tuhaftır, her seferinde rahatlamış, kalkarım, sanki hiç kızmamış, hiç sinirlenmemiş gibi.


Sizi yiyip bitiren tek şey olabilir, kalıplaştırdıklarımızı yıkıyormuş hissine kapılmak. Yıkmak mı? Zaten yıkıksan varsın o da yıkılsın derim hep...


Sizden ricam, bu yazımı okuyup, meditasyon yapanlar, yazmak isterler ise benimle iletişime geçsinler...


Affedelim, hatta önce kendimizi... Tanıyalım içimizdeki çocuğu, çocuk diyorum çünkü herkesin içinde muhteşem bir çocuk var, hiç kimse bu dünyaya yaşadıklarıyla anne karnından çıkmıyor, gözlerimizi dünyaya hepimiz aynı saflıkla hatta aynı ağlama ve gülümsemeyle doğuyoruz. İlk ağlayışımız bile aynı, yaşadıklarımız, yaşamak zorunda kaldıklarımız belki de bizi değiştiriyor, biri bir kelime söylüyor belki, ölene dek unutmuyoruz. Unutmalıyız belki de, ne dersiniz? Her seferinde, aynen o anı yaşatır bazı kelimeler  ve hatta genellikle insanlar, şarkıların hepsi mi beni anlatır diye yorumda bulunurlar, HAYIR, o kelimelerin size yaşattığı şeyi, aynı hislerle size yaşatır, bunu da ancak siz çözebilirsiniz..

Haydi bakalım, şimdi biraz kendimizi dinlendirelim, inanmıyor musunuz? Adı meditasyon olmasın da "Dinlenme Operasyonu" olsun adı sizler için, denemek size ne kaybettirebilir, maksimum uyursunuz, ona da ihtiyacınız yok muydu zaten?

Sizleri seviyor ve öpüyorum, kucak dolusu sevgiyle...


"Sözü olmayan bir müzik açın kendinize,

Önerim; Ludovico Einaudi - best of 

Rahat bir yere uzanın veya oturur poziyonda kafanızı bir yere yaslayın,

Lavaboya gitmiş olun, cep telefonlarınızı şöyle bir kenara atın, hatta sessize alın.

Ve gözlerinizi kapatıp, bir denize doğru koşturduğunuzu hayal edin, ve geri kalan maceralarınızı, sizler belirleyin..." 

Yazımın altında, Ludovico Einaudi'nin 10 şarkısı 1 saatlik bir videosu var, 1 saat yapmak zorunda değilsiniz, en azından 15-20 dakika bile sizi dinlendirecektir. Yapabilenlere sözüm zaten yok. :)


Bir de Ludovico Einaudi - Night (en altta linki mevcut) bu videoyu, görselini büyütüp, kendinizi içine alarak, sadece videoyu izleyerek, farklı bir yöntem ile 6 dk lık bir deneme yapabilirsiniz.

Haftaya görüşmek üzere... Kendinize MÜTHİŞ bakın...




1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi