Çok Şükür


işe ilk kendini sevmek ile başlayacaksın..

niye mi?

kendine kalıyor çünkü insan eninde sonunda..

önce bi kendinle geçinmeyi öğreniceksin, sonrası kolay..

hem kimse ile geçinmek zorunda olmadığını, hem de bütün dünya ile aranı iyi tutmanın çok da zor olmadığını öğreneceksin..

ara ara ne susasım, ne de yazasım var diyeceksin belki..

bende öyle olurdu zaman zaman..


sonra,

ya birine rastgelirdim ya da gözüm değerdi bi yerde.. bakardım çok daha zor durumda olanlar varmış benim ki neymiş der, utanırdım-kızardım kendime..

birgün yine böyle dünyalık şeylere takılıp, üzüldüğüm anların birinde;

- insanlar evlatlarını kaybediyorlar ve ertesi güne kalkıp hayatlarına devam ediyorlar cümlesini duydum..

durdum cümleyi kaç kez tekrar ettim bilmiyorum..

odur budur ne zaman kötü bir şey olduğunu düşünsem, insanlar evlatlarını kaybedip, ertesi güne uyanıp, yaşamaya devam ediyorlar diyerek tekrarlayıp dururum..

sonra mı?

sonra bir kez daha gökyüzüne bakar, hayat sen ne güzelsin diye tekrar ederim..

çünkü, dil insanoğlunun sihiri, büyüsüdür.. ne zaman kötü bir şey olucak diye düşünüp dile getirsek eskiler, büyükler çağırma kötüyü derler ya hani..

tam da o işte çağırmamak, dikkat edin en basit kendi hayatınızdan yola çıkarak düşünün, en büyük pusulamız, öğretimiz tecrübelirimizdir çünkü :)

neyi büyük konuşsanız gelmedi mi başınıza?

o zaman yine konuşalım ama iyiyi çağırarak, ben kendi pusulam ile yola çıkarak tecrübe etmeye çalışıyorum..

iyi düşünüp, iyiyi çağırmaya başladığımdan beri.. olumsuz ne varsa teker teker gidiyor ve iyi olan ne varsa teker teker gelip buluyor beni..

o yüzden bir kez daha çok şükür..







18 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi