Birleşen Gönüller

Film izlemek nedir bilmeyenlerden biri olarak gerçek hikayeden uyarlanmıştır notu ile dikkatimi çeken ve hayatımda önemli bir yer kaplayan filmin, bir kaç sahnesinden bahsedeceğim..


Film konusu; 1940’lı yıllarda Sovyet Rusya'sı, ll. Dünya Savaşın da Doğu cephesinde Naziler ve Kızıl Ordu arasında ki savaşı konu almakta ve Nazi işgali Kuzey Kafkasya da yer alan Türklere kadar gelmiştir..


En çok etkilendiğim ilk sahne;


Kuzey Kafkasya ya kadar gelen işgal ile köylü kadınlarının bir arada olduğu sırada küçük bir Rus kız çocuğu köylülere sığınır ve yardım ister. Bunun üzerine köy halkı kızı saklar. Akabinde köyü Nazi askerleri basar ve küçük bir Rus kız çocuğunu aradıklarını, babasının çok önemli subaylarından birini öldürdüğünü ve babasından o küçük Rus kızı ile intikam almak için bulmaları gerektiğini söylerler.

Köy halkının sessizliği ile kızı saklayıp vermezlerse bütün köydeki kadın, erkek, yaşlı ve çocuk farketmeksizin alıkonulup Nazi çalışma kamplarına gönderileceklerini eklerler.

Buna rağmen köy halkı kızı ele vermez ve veremezdik çünkü o bize sığınmıştı derler..

Dedikleri gibi yapar Nazi askerleri, köyü boşaltır ve çalışma kamplarına götürmek üzere bütün köyü toplarlar..

Yolculuk sırasında Nazi askerlerinden biri kızı sakladığını bildiği kadına;

" Bir can ölücek ve hepiniz kurtulcaktınız, değer miydi? " der,

Kadın ise;

" Bizim için bir canı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir, tabi ki değerdi " der..

.

.

.

" Ele vermedik, veremezdik çünkü o bize sığınmıştı."


İzlerken içimin çekildiği bu sahne, yedi kelimelik bu cümle günümüze ait olmayan değerleri hatırlatmıştı bana..


Bütün köy; kadını, erkeği, yaşlısı ve çocuğu sonucunu düşünmeden, onları neyin beklediğini bilmeden bir yaşamı, günahı olmadığını bildikleri küçük bir kız çocuğunu kurtarma amacı için kendi yaşamlarını hiç sayarak, onlara sığınan bir canı ele vermemeleri müthiş bir yaşam dersiydi benim nezdim de..


Ve ikinci sahne;

Nazi kampına götürülen kadınlardan biri hamiledir ve tren vagonunda sancıları tutar. Doğum için kadınlar toplanır ve hamile kadın çoğunluğun erkeklerden oluşması sebebiyle bağıramaz bile kendini sıkmaya başladığında fark eden diğer kadınlardan biri avazı çıktığı kadar bağırır..


Doğum yapacak olan kadının utancından bağıramadığını söyler ve o anda bütün erkekler Nazi askerlerinin göremeyeceği şekilde kadının doğum yapmaya çalıştığı tarafa sırtlarını dönerek etten duvar oluştururlar.


Hep bir ağızdan bir avaz ile bütün birlik beraberlikleri ile aynı şarkıyı söylemeye koyulurlar ve kadın doğum yapar..


Hangi durumda ne yaşarsak yaşayalım; hoşgörü, ince düşünce ve tevazu..

Şartlar ne olursa olsun birlik, beraberlik ve önce insanlığımız..


Yüreğimi delip geçen, muhtaç olduğumuz bu duygular geçmişe ve geçmişin insanlarına yani bizden bir kaç önceki nesile o zamanın insanlarına hayranlığımı ve saygımı bir kez daha artırmıştı..


Bu filmi izlerken de Dedemin anlattığı eski hikayeleri dinliyormuş gibi hissetmiştim..


Ve anlıyordum ki Dedemin ağzından çıkan her bir söz, her bir cümle bu filmin içindeki haykırışın bir simgesiydi..


Merhum Dedem Hasan Aytekin'e ithafen..


9 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi