Bırak Hayat Bir Nehir Gibi Aksın


“Bırak hayat bir nehir gibi aksın; olumlu düşünki her şey olumlu olsun; dünyadaki kötülüklerin kaynağı olumsuz düşünmektir.” Zülfü Livaneli


Bu kadar kolay mı acaba? Hani sürekli kitaplarda, sosyal medyadaki paylaşımlarda söylendiği kadar kolay mı olumlu düşünmek? Bir kitapçıya girdiğiniz de olumlu düşünün, pozitif olun içerikli binlerce kitap bulabilirsiniz, bununla ilgili internet siteleri, bu konuyu kendine iş edinmiş, para kazanan insanlar. Hepsi yukarıda yazan sevgili Zülfü Livaneli’ nin Mutluluk romanındaki bu cümle üzerine kurulu bir hayatı yaşamanız gerektiğini anlatıyor. Tabi ki usta yazar bu kişilerden biri değil ama oldukça çarpıcı bir içeriği olan romanındaki güzel sözlerden sadece bir tanesi bu.

Tabii burada yazdığı kadar kolay değil olumlu düşünmek ya da sosyal medyada paylaştığınız kadar. Ama kişisel tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki gerçekten işe yarıyor. En azından son zamanlarda deneyimlediğim kadarıyla ki tecrübe bence tüm söylenen sözlerden daha değerlidir iyi düşünmek, olumlu bakış açısı geliştirmek gerçekten hayatınızın olmasa bile gününüzün, yaşadığınız anın tadını değiştiriyor.

Ben çok kuruntulu bir insanımdır, öyle böyle değil ama her şeyi kafama takar, kılı kırk yarar, içim içimi yer, dünya yıkılmış, bitmiş, tükenmişçesine geçirdiğim anlar, uykusuz geceler, hatta içimdeki bu kuruntulara inanıp ağladığım zamanlar bile olmuştur. Dramatik bir tarafımda var evet kabul ediyorum. Ama bunun hiçbir işe yaramadığını, bu şekilde değişen bir şey olmadığını hatta söylendiği gibi her şeyi en kötüsüyle gördükçe gerçekten kötü olduğunu anlamam baya bir zamanıma mal oldu. Yani tabii ki kimseye bir kötülüğüm olmadı, dünyadaki kötülüklerin kaynağı da benim olumsuz düşünmem değil ama bana da bir faydası olmadı. Gel gör ki sevgili okuyan ne zaman biraz boş vermeye biraz pollyannacılık oynamaya başladım en azından duygusal ve ruhsal anlamda olayların iyiye gittiğini gördüm. Hala zorlanıyorum o ayrı, her zaman “çiçekler, böcekler ne güzel, hava mis” diye dolanamıyorum ortalıkta ama en azından ilişkilerimde içime bir olumsuzluk çöreklendiğinde hemen kafamdan uzaklaştırıyorum o kötü düşünceleri, düşünmemeye çalışıyorum öncelikle, sonra diyorum kendi kendime “neden böyle olsun ki aslında böyle böyle ama sen kendini kötüye alıştırıyorsun, böyle de olabilir” ve gerçekten de kendimi iyi hissediyorum, yaşadığım kötü olaylar en aza iniyor. En azından kendi kendimi yemekten kurtuldum. Anımın mutsuzluğundan sıyrıldım. Genellikle de düşündüğüm o kötü şeyler gerçekleşmiyor. Kabul ediyorum her zaman olmuyor, başaramıyorum ama pozitif olmaya kendimi alıştırmaya çalışıyorum, kafamdaki olumsuz düşünceleri, içime düşen kuşkuları uzaklaştırıyorum. Hem biliyor muşunuz olumsuz düşünmek gerçekten çok yorucu. Sürekli en kötüsünü beklemek… Yorucu, çok yorucu… Oluruna bırakmak, zamana bırakmak, akışına bırakmak, ne derseniz deyin… En iyisi, en güzeli… Gerçekten de hayat bir nehir gibi akıp gidiyor, onu dalgalandırmamak senin elinde.


Ben öyle yaşam koçu falan değilim malumunuz ama şu yukarıda yazan söz gerçekten işe yarıyor sevgili okuyan. Düşününce hissediyorsun, işin özü bu. İyi düşünürsen iyi hissedersin, sonuç da iyi olur…

49 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi