Bırak dağınık kalsın

Bu ay yazıma şöyle başlayayım , böyle yazayım falan diye hiç düşünemedim. Öyle bir süreçteyiz ki hangimiz kaldığımız yerden devam ediyoruz ? Hiçbirimiz. Bende işte tamda öyle devam edemedim sonra bunu yazmak istedim bu duygularımı bir çok kişiye geçeceğinden ortak payda olacağından eminim.

Gözlemlediğim kadarıyla Bir çoğunuz bu süreci evlerinde düzenleme yaparak , hobi edinerek , kitap okuyarak falan geçirdi tabii işe gitmek zorunda kalmayanlar. Ama benim gibi çocuklu, çok çocuklu anneler için süreç kitap okuma , dolap düzenleme vesaire bölümüne geçemedi. Sıkılmaya , bunalmaya hiç vaktim(iz) olamadı. En azından ben bunu beceremedim ve bir hayli yıprandım. (Yahu sıkılmak ne güzel lüksmüş allahım.)




İki çocuk, yemek , çamaşır, bitmeyen bulaşık , uyutma , gece (sayamadım kaç kere) uyanma... Şeklinde olunca süreç olumsuzluğa doğru ilerlemeye başladı. Ama öyle ki buna şükredip en azından sağlıklıyız çocuklarımızlayız ve korunma lüksümüz var diye bildik çünkü bu süreç sağlıktan öte her şeyin ne kadar boş olduğunu gösterdi.Bırak dağınık kalsın demeyi öğretti.

Daha bundan 40 gün önce kopamam dediğim her şeyden ne kadar da kolay kopabildiğimi gördüm ve öldürmeyen acı güçlendirirmiş ya... Hah işte tamda öyle güçlü daha da güçlü bir kadın oldum diyebilirim. Yani uzun lafın kısası yalnız değilsin güzel anne, güzel insan ☺️

Bu süreçte birilerine kahve arkadaşı olamadık, mağazalara müşteri olamadık , trafikte birilerinin tartıştığı kişi olamadık ,komşu olamadık yani sosyal olamadık ama bence herkes çok iyi "ben" oldu , "aile " oldu ve bu belki de hepsine bedel ve her şey belki de sırf bu yüzden... Olabilir mi gerçekten?

1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi