Bir Şer Bin Hayır


Hayatın döngüsü içinde belli kritik yaşlar vardır, daha doğrusu varmış..


Yaşadıkça öğreniyorum..


Yaş 35 yolun yarısı der mesela, Cahit Sıtkı..


Haklı da.. Ömrün gelip tam da gitmeye başladı yaşlar, değil mi?


Değişimin, dönüşümün, teslim oluşun ve tevekkülün yaşları..


Otuzlu yaşlar, aynı zaman da insanın kendini kabul edip sevmeye başlaması ve teslim oluş ile birlikte güzelliklerin gelmesidir de, görebilene tabi ki :)


En sınandığın, sınandığının da farkında olduğun ve kabul etmen ile birlikte ömrüne gelen mucizelere de şahit olduğun yaşlar..



Şahit oldukların, yaşadıkların, sınandıkların ile eskilerin, büyüklerin söylediklerini, söylediğini fark edersin..


Çocukken sana çok büyük gelenlerin büyük sözlerini, söylemek gülümsetir hatta..


Tam da işte böyle bir yer de, bu yaşım da en çok,


‘BİR ŞER, BİN HAYIR GETİRİR..’


Cümlesini bol bol söylüyorum.. Aslında hayat söyletiyor..


Ve bu yaşlar insana korkmayı unutturuyor..


Ne olacaksa olsun, olması gerektiği içindir ve benim hayrıma, iyiliğime olacaktır teslimiyetinin güzelliğini yaşıyorum..


Çünkü, nasip ile kavga edilmez..


Ve bu yaşlar çok ilginçtir ki insana evrilmeyi, dönüşmeyi ve güzelleşmeyi bahşediyor..


Defalarca duyduğum, defalarca okuduğum Şems-i Tebrizi’ ye ait cümleleri bile başka duyup, başka okuduğum bir güzelliğin gölgesindeyim..


Bazen kapılarımızı anahtarlar yerine sözler, cümleler açar..


Anahtarımı da bırakarak, güzel kapıların hepimize açılması dileğiyle..


Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol.

Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.

Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme.

Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?


1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi