Bir Canlı Sahiplenin..

Hayatınızda yapabileceğiniz en anlamlı, en özel, en doğru, en,en, en mükemmel bir şeydir bir canlı sahiplenmek... Onun için hayatınızı baştan aşağı değiştirmek.. En güzeli de kendinizi değiştirmek!..


Evet yanlış duymadınız!!! Bir canlıyı hayatınıza dahil ettikten sonra, hayatınızdaki şeylerle beraber kendiniz de değişiyorsunuz. Daha iyi, daha merhametli ve daha da iyi olmak için değişmeye, dönüşmeye devam ediyorsunuz...

Yıllarca evimizde sadece muhabbet kuşu besledim, büyüttüm, onlara konuşmayı öğrettim. Hem de öyle geçip karşısına günde 20 defa kelime tekrarı ile değil; sadece ve sadece onunla iletişim kurarak, onunla konuşarak..


Bir canlı ile göz teması kurup, onunla konuşup iletişim sağladığınızda siz de göreceksiniz ki, onlar konuşamıyor ama sizinle duygularını paylaşıyor! Bundan daha muhteşem başka ne olabilir ki? Sizin türünüzden olmayan başka bir tür ile sadece ses tonunuz ile anlaşmak...


Evde bir muhabbet kuşum varken, yanına bir de Sultan Papağanı getirdim. Ve en son olarak bir de sokak köpeği olarak tabir edilen köpeğim Çakıl'ı sahiplendim.


Köpeğim eve geldikten sonra benim de değişimim her anlamda başlamış oldu.

İşimden ayrılıp, "Köpek Eğitmenliği" için ders almaya başladım, çalıştım, çabaladım. Herkesin, "Olmaz, yapamazsın! Git bir işte çalış!" demesine kulak asmadan, yolumda ilerlemeye devam ettim. Hatta Çakıl'ı sahiplendirmem konusunda ailemden bile baskı gördüğüm halde yılmadım. Ve evren bana güzelliklerini sunmaya başladı!

Herkesin hayatı bu denli değişsin demiyorum tabi ki :)


İnsan olarak, vicdanınızla konuşmaya başladığınız an değişim içinizde başlamış oluyor.

Öncelikle sabırlı olmayı öğreniyorsunuz. O çok sevdiğiniz evcil dostunuz herhangi bir şeye zarar verdiğinde veya hatalı başka bir şey yaptığında, durumu görmezden gelip, ona doğruyu öğretmeye çalışıyorsunuz.


Haliyle bu zorlu sürece katlanmak kolay değil. Ama işte burada sabırlı olmayı öğreniyorsunuz zaten.

Örneğin eve yeni getirdiğiniz köpeğiniz tuvaletini yanlış yere yaptı diye kızamıyorsunuz. Çünkü o henüz bir bebek! Kızdığınızda durum daha da kronik ve işin içinden çıkılmaz bir hal alacak!!! Durumu sindirip, temizlik için kolları sıvayıp etrafı temizlemeye başlıyorsunuz :)


Unutmayın bu durumlar geçici bir süreç, ve karşınızdaki duyguları olan bir canlı!

Yanlış yerine doğruları yerleştirip hayatınızı daha da güzelleştirmek sizin elinizde..

Her şeyi bir kenara koyup işin duygusal boyutuna baktığımızda, o canlının size olan minnet duygusunu her saniye hissetmemek mümkün değil. Evet konuşamıyorlar, ama bakışlarıyla, ufak dokunuşlarla size anlatmak istediklerini çok da güzel anlatıyorlar emin olun!!!


Mesele gönül gözü ile bakıp görebilmekte...

Bir canlı sizin kalbinize dokunduysa eğer, o halde hoş geldiniz canlılar dünyasına.. :)

Bu büyülü dünyada esas sevgiyi bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Tamamen karşılıksız, rol yapmadan, saf ve temiz duygularla karşınızda işte!


Bu yazıyı okuduysanız siz de çok geç olmadan bir canlı sahiplenin derim.


Evet hayatınız baştan aşağı değişecek. Evet kocaman bir sorumluluğunuz olacak. Evet arkadaşlarınız ile buluşmadan evvel eve uğramak durumunda kalacak, tatile giderken belki yanınızda götürecek, belki de onun için tatile bile gidemediğiniz durumlar olacak...

Eve misafir kabul edemediğiniz durumlar olacak, hatta evinize dostunuz yüzünden gelemeyenler olacak.

Ama inanın bütün bunların çözümünü bulursunuz.


Nice köpekten, kuştan, kediden nefret ediyorum diyip, evine bir canlı alan kişiler gördüm :)

Bu sevgiyi bir defa tattıktan sonra, bu sefer diyorsunuz ki; "Ya hayatımın bundan öncesi ne kadar da boşmuş, ne kadar da anlamsızmış!"


Sokaklar bakıma muhtaç olan bir çok canlı ile dolu. Özellikle çeşitli sebeplerden ötürü evden atılan kedi-köpek ile dolu... İşte bu yüzden sahipleneceğiniz bir canlı demek, kurtarmış olduğunuz bir hayat demek!!

İşte tam da bu yüzden, siz de bir canlı sahiplenin lütfen!

Hepsinin hayatımızda olmasının aslında bir nedeni var. Hepsi aslında bize bir mesaj veriyor.. Bize bir şeyler öğretiyor..


Tıpkı Muhabbet kuşum Çıtır'ın hayatımda 7 yıl kalıp gitmesi gibi... Bedeni küçük ama verdiği mesajlar çok büyüktü..

Ondan karşılıksız, beklentisiz sevmeyi sevilmeyi öğrendim mesela. Bu yüzden bu yazımı 20 Ocak 2020'de kaybettiğim, karşılıksız ve çok çok seven, sevgi kelebeğim Çıtır'a armağan ediyorum. Sen çok sevdin, çok da sevildin...


Işıklar içinde uyu meleğim...










1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi