Bilmediğim dünyalara açılan bir kapı, "Şehnaz&Gülşen kitapları"


Bilen bilir iyi okuyucuyumdur sevgili okuyan. Sahip olmaktan çok övündüğüm valla ne yalan söyleyeyim kendimle gurur duyduğum bir kütüphanem var. E olsun o kadar üniversiteye başladığım yıllardan ki 22 yıl öncesinden bahsediyoruz bu zamana kadar paramı yatırmaktan asla gocunmadığım kitaplarım onlar benim. Bir nevi çocuklarım J Dedim ki bende sevgili okuyanlarım ile ara ara paylaşayım sevdiğim kitapları.


Ben Egeli’ yim sevgili okuyan. Şu ahir ömrümü hep burada yaşadım ve mümkünse bu bölgede yaşamaya devam edeceğim amma velakin dostum kitaplar bana hiç bilmediğim dünyaları gösterir, kapıları aralar. İşte bahsedeceğim kitaplar bana hiç bilmediğim asla da bilmeyeceğim bir dünyayı gösterdi. Kendi ülkemin topraklarında olmasına rağmen bana çok uzak yaşamlar, düşünceler, hayatlar. Ülkemin bir ucundan gittim diğer ucuna. Aşiretlere, törelere… Güzel ülkemin doğusunda yaşanan gerçekliklere…


Şehnaz& Gülşen Haşimoğlu… Töre Kitapları’ nın yazarı bu iki kardeş. Yazdıkları 3 seri şeklinde kitaplar var, 4. Seri gelir mi bilmiyorum ama gelirse kesin okuyacağımı biliyorum.


Kitapların ilk serisi “Emanet Gelin”. Doğudaki bir töreyi anlatıyor bizlere. Kocası düğün günü vurulan, kocasının kardeşi ile evlenmek zorunda kalan Berçem ile yengesi ile evlenmek zorunda kalan Barzan’ ın hikayesi.


Kitapların ikinci serisi “Kuma”. Bir başka töre. Çocuğu olmayan Ezo, karısına deli gibi aşık olmasına rağmen aşiret reisi olduğu için kuma almaya zorlanan Şerwan ile kuma gelen Beritan’ ın hikayesi.


Kitapların üçüncü ve şimdilik son serisi “Berdel”. Abisini kurtarmak için berdel gitmeyi kabul eden Mizgin ile kan davası çıkmaması için berdel almayı kabul eden Rezan’ ın hikayesi.


Tabii ki kitapları burada anlatmayacağım, okumanızı istiyorum çünkü. Bambaşka 3 hikaye… Yeri geldiğinde anlamakta çok zorlandığım, bu nasıl olur dediğim, yeri geldiğinde fark etmeden hak verdiğim hayatlar. Sınırlarımı zorlayan olaylar. Ön yargılı başladığım ama sonunda ön yargılarımdan kurtulup anlamaya çalıştığım duygular.


Çok git gelli bir ruh hali ile okudum ben bu kitapları. Ama çok şey öğrendim, çok şey fark ettim. Bazen çok kızdım olanlara, bazen sabırsızlandım şimdi ne olacak diye, bazen benimde canım yandı. Yeri geldi ben de aşık oldum onlar gibi, bazen bende nefret ettim yaşanan her şeyden. Ama hep anlamaya çalışırken buldum kendimi. Bu yüzden isterim ki ön yargılı yaklaşmadan sizde girin bu dünyalara, bu hayatlara… Siz de dokunun, toplumumuzun gerçeği olan, onaylasak da onaylamasak da bir yerlerde yaşanan, biz bilmesek de yaşanmaya devam edecek olan belki de bu toprakların kanayan yaralarına!


Keyifli okumalar...

1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi