Aşk nedir?




Aşk hoşgörmek midir?

Yoksa sadece hoşgörebildiğin kişiyi sevebilmek midir?

Aşk birinin gözlerine değebilmek midir?

Yoksa değdiğin gözlerde kalabilmek midir?

Aşk içindeki kelebeklere karşı koyamamak mıdır?

Yoksa karşı koyduğun içindeki sen midir?

Aşk kahveyi karşılıklı içebilmek midir?

Yoksa içtiğin kahveyi acı da olsa tatlandıran kişi midir?

Aşk kalbinin birine demir atması mıdır?

Yoksa attığın demirin nerede olduğunu bilmemek mıdır?

Aşk bazen soğuk, bazen sıcaktır.

Soğuksa kalbin acır,

Sıcaksa kalbin yorgunlaşır.

Birini kendinden fazla düşünmek aşk mıdır?

Yoksa kendini düşünecek kadar zamanın olmadığından mı aşk ihtiyacı hissedersin?

Aşk senin içindedir.

Ve bunun için kimseye ihtiyacın yok.

Hatta bunun onunla hiç alakası da yok.

Sevmek istedin, sevdin.

İhtiyaç duyduğun bir parça varlık hissiydi.

Senin varlığını sana hissettiren de senin içindeki onu sevme arzusuydu.

Peki o, onun hiç mi payı yok?

Belki bir gülüş,

Belki bir bakış etkiledi seni.

Aşık olmak için ona ihtiyacın yoktu.

Aşık olmak için tek ihtiyacın olan içindeki öfkeye karşı koyabilecek bir sevgi tutkusuydu.

Tutkunu da sana o gözleriyle dudaklarına tebessüm kondurarak harekete geçirdi.

Tebrikler, şimdi sen de herkes gibi aşk sandığın sevgi sarmalının içindesin.


Şimdi, sadece aynaya bak.


Sen güzelleştiğin için mi aşıksın?


Yoksa aşkın seni güzelleştirdiğini varsaydığın için mi?

31 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi