Aradığınız kişiye ulaşamıyorsunuz diye bir daha hiç aramayacak mısınız?

29 Ekim 2017

Herkes soruyor, Ecem bayadır yazmıyorsun, neden diye.


Sizleri özledim, ama bazen insanın hayatında bir duraklama gerekir ki, her şey üzerine gelmeden keyifle yapsın işlerini diye ve bu dönemde, etrafına negatif enerji yaymaktansa sadece biraz içine kapanış ve dünyayı izleyişe geçmek gerekebilir.


İşte sizlere yazmadığım sürece boyunca ben de tam olarak hayatımı bir pencereden izlemeye karar verdim.


Ben de tam bu dönemde birazcık hissettiklerimden bahsedeceğim.


Tekrar Hoşgeldiniz!


Ayın kaçıydı,bilemiyorum ama bir Ağustos gününün sabahıydı, bilgisayar önümde açıktı ve Google'a "İtalya" yazıp, önüme çıkan resimlerden bir tanesini büyüttüm ve sana geleceğim, Nasıl? Ne olur? bilmiyorum ama geleceğim diyerek fotoğrafı kapatıp, işe geri dönmüştüm ,her şeyin üst üste geldiği bir dönemdi.

Mutsuz değildim ama içim şişiyor, her güne başlarken; "Bugün her şey güzel olacak diye başlıyor, akşam yine mi?" diyerek uyuyordum.


Ecem, bize hep yazarsın , olumlamalar yaparsın ee şimdi neler oldu diyor gibisiniz okurken, Olan şuydu;

Hayatımızda her zaman mükemmel şeyler olmuyor tabii ki. Ben de tam o anda Sadece istedim! Ve bir daha gündeme getirip birine söylediğimi hatırlamıyorum. 


Bu olayın akabininde, iki hafta sonra annemin beni arayıp, "Bir arkadaşımın kızı İtalya'ya gidiyormuş, gitmek ister misin? deyişiyle, istediğim şeye cevap geldiğini düşünüp kabul ettim ve teşekkür ettim, isteğime bu kadar çabuk karşılık geldiği için.

Veee işte o an....


Hiç tanımadığım biriyle bir yolculuğa çıkıyordum, bu benim isteğimdi ve değişik tatili deneyimlemek için uçağa binerek yola çıktık. 


İtalya'nın Napoli kentine ordan da küçücük bir kasaba olan Sorrento'ya geçtik.


Aylardır takip ettiğim hatta ve hatta çok zor bulunduğu için Çin'den tohumunu getirip ektiğim "Blue Angel Flower" yani Mavi Melek çiçeğini feribottan indiğim vakit bir bankın arkasında görüp şok geçirdim!  

Bunların hepsi tabi ki toplamam gereken mesajlardı, fakat o kadar emek vermiştim ki bu çiçeğim için; İçimdeki mutluluk yüzüme vuruyor, yüzümdeki gülümseme ise denizin dalgasıyla tekrar içime işliyordu.


Eveet, konuyu nereye bağlayacağım değil mi?


Aylar önce özenle diktiğim çiçeklerim;

1) Pembe Lalelerim; Ağustos mevsimi olmadığı için açmadı, mevsimini bekleyemeyecek kadar heycanlıydım, İSTEDİM DİKTİM!

2) Hemen ardından Mavi Palmiye ağacı diktim, yetişmesi zaman alacağı için SABRETMEM gerekiyor.

3) Limon ağacı diktim, kokusuyla uyanıp, müthiş rengiyle İÇİME POZİTİF ENERJİ versin istedim. Henüz limon çıkma aşamasına gelmedi ama yavaş yavaş büyüyor.

4) "Blue Angel Flower" yani Mavi Melek Çiçeğini ektiğimde yüreğimde bir çırpınış vardı, Hemen büyümüş halini görmeliydim, içimden durup durup, hemen büyüdüğünü görmek istiyorum diyordum.


Sanırım ne demek istediğimi anladınız :) MESAJ ALINDI....

İtalya'dan geldikten sonra çimlenmeye başladığını görünce MUTLULUK tan deli olmuştum.

Yani;

Hayatınız sizi ne kadar boğuyorsa veya daraltıyorsa; hatta nefes alamayacak noktaya geliyorsanız.

Hayatınızın köşesinde bir berjere oturup, önce izleyin, sonra sırasıyla;

1) İSTEYİN!

2) SABREDİN!

3) İÇİNİZE POZİTİF ENERJİ verebilecek şeyler ile uğraşın ve istediğiniz her şeyi unutun.

4) MESAJI ALIN... Çünkü eğer mesajı alamadıysanız, hala görmeyi bilmiyorsunuzdur.

5) MUTLULUK! Sonucu bu...

Hemen paniğe kapılmayın mesajı görmedim veya alamadım mı diye;

6) TEKRAR DENEYİN!


Aradığınız kişiye ulaşamıyorsunuz diye bir daha hiç aramayacak mısınız?

Keyifli pazarlar...


Sorrento'dan kareler paylaşıyorum sizlere,

Limon ağaçlı nefis bir restorantta yemek yedim. 

Sizin için uçaktan görünen Vezüv dağını da çektim.

Gezdim eğlendim, canınız çeksin ki İSTEMEYİ ÖĞRENİN.







1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi