Affetmek ruhu özgür bırakmaktır derler…


Affetmek ruhu özgür bırakmaktır derler…


Söylemesi kolay gibilerinden oldu biliyorum, kulağa da öyle çok hoş gelmiyor zaten. Oldukça da zor bir şeyden bahsediyoruz. Aslına bakarsanız benim hayatta en başarısız olduğum konulardan bir tanesi. Kinci bir insan değilim, bir insana kırgın, kızgın olmam için oldukça güçlü sebepler gerekir. Kolay unuturum, basit şeyleri kolay affederim. Ama birini sevmezsem asla sevmem, birini hayatımdan çıkarırsam da asla geri almam. Ama bir de hayatınızdan çıkaramayacak kadar değerli olanlar vardır. Atsan atılmaz satsan satılmaz derler ya o hesap işte. Tam da bahsettiğim bu durumdaki kızgınlıklar, kırgınlıklar… Hayatınızdan çıkardığınızda büyük boşluk olacağını bildiğiniz dostunuz, çocukluk arkadaşınız, sevgiliniz belki de eşiniz gibi gönlünüzün el vermediği kişiler ve hayatınızdan çıkaramayacağınız aile bireyleri gibi. Anneniz, babanız, kardeşiniz…

İşte bu insanlara olan kırgınlıklar, kızgınlıklar… Unutmak için çabaladığınız, unutamadığınız, kalp kırıklıkları, hayal kırıklıkları, çocukluk anıları vs… işte içinizde derin yaralar açan ve açılan yaraları kendi kendinize sarmak zorunda kaldığınız durumlar… Ne kadar arkada bıraktım sansanız da bazen bir tartışmada, bazen hafif çakırkeyifken, bazen de kızgınken aklınıza gelen kırgınlıklar ve onların ruhunuzda yarattığı kızgınlıklar… Ve affedememek… Unutamamak…

Hayatınızdan çıkarabilseniz, arkanızda bırakabilseniz her şey çok kolay olacak da onu da yapamıyorsunuz ve içinizdeki kırgınlık, kızgınlık kırıntıları ile yaşamaya çalışıyorsunuz ya tam da budur söylemek istediğim. Kendinizi mahkum ediyorsunuz…

Affedin…

Biliyorum öyle ha deyince olmuyor ama affetmemenin ne faydasını gördünüz ki şimdiye kadar.

Durup durup düşünüyorsunuz, geriye bakıyorsunuz, sizi kıran, inciten ne varsa tekrar tekrar yaşıyorsunuz. O an hissettiğiniz duyguyu da tekrar yaşamak demek bu. Ama bunu yaşayan sadece siz oluyorsunuz. Kırıldığınız, affedemediğiniz kişinin belki de bundan haberi bile olmuyor. Ancak siz ona belli ettiğiniz zamanlarda farkına varıyor ya da hatırlıyor.

Ve siz her seferinde ruhunuzdaki yarayı biraz daha kanatıyorsunuz farkına varmadan. Affetmek sizi iyileştirir. Belki geçmişte yaşadıklarınızı değiştiremezsiniz ama ruhunuzu iyileştirerek belki de geleceğinizi değiştiriyorsunuz.

Geçmişe dönmek kime yarar sağlamış ki size sağlasın.

O yüzden affedin…


Kendinizi özgür bırakın, tutuklu olamayacak kadar güzelse hayat ne gerek var gönüllü mahkumiyetlere.

19 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi