Zaaf...


Zaaf…


Sözlük anlamı olarak “(bir şeye karşı) dayanamama, düşkünlük." olarak geçiyor. Sevdiğimin benim için kullandığı bir sözcük bu.

“Sen benim hayattaki tek zaafımsın…”


Şimdi bu iyi mi kötü mü onu düşünüyorum. Yani sözlük anlamına bakarsanız, güçsüzlük, zayıflık gibi bir durumu ifade ediyor ama bir taraftan da bir şeye karşı olan düşkünlüğü, ona karşı dayanamamayı. Bir insanın güçsüz olması sevmesiyle eşdeğer midir yoksa ondan vazgeçememesiyle… Yani sevdiğiniz insana karşı zaafınız varsa ondan vazgeçemezsiniz? Peki, bu iyi mi? Bu satırları yazarken düşünüyorum tabii ki, bazen zaaflarımız hayatımızı yönlendiriyor olabilir mi? Yani ettiğiniz büyük bir kavganın sonunda istemeseniz de, canınız yansa da, karşınızdaki kişiyi affetmeniz bir zaaf mıdır? Ya da kötü gittiğini düşündüğünüz ilişkinizi sırf karşınızdakinin çekiciliğine olan zaafınızdan dolayı bitirememeniz? Hatta siç sevmediğiniz, mutsuz olduğunuz, her gün ayaklarınızı sürüye sürüye gittiğiniz ama oldukça iyi para kazandıran işinizden bir türlü ayrılmayışınız paraya olan zaafınızdan mıdır? Belki içkiye zaafınız vardır ya da sigaraya? Kadınların en büyük zaaflarındandır mesela çantalar, ayakkabılar, dayanamaz hemen alınırlar.

Peki, bir insanın zaafının olması onu güçsüz mü yapar? Zaaflar bağlılıkları doğurur ya da kuvvetlendirir mi? Aslında yaşanan her zorluğa, duygusal ya da maddi her çöküşe rağmen ayakta kalmaya çalıştığımız hayatın içinde belki de zaaflarımızdır bizi gerçek insan yapan. Zaaflarımıza yenik düşüp kendimizi güçsüz hissettiğimiz anlarda hatırlıyoruzdur belki de insan olduğumuzu, yaşadığımızı. Birçok şeye sahip olmak için yine birçok şeyden vazgeçtiğimiz şu hayatta belki de bize yaşadığımızı hissettiriyor olabilir mi zaaflarımız…

79 görüntüleme
1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi