7'den 77'ye sevgilerle...

3 Eylül 2017



Güne başlamak insanı zinde uyandırır, hatta çoğu zaman gün içerisinde terslediğimiz, belki de enerjilerimizin uyuşmadığı insanlar dönüp bize 'Solundan mı kalktın' şeklinde söylemleri olabilir.

Peki güne iyi başlayın diye bir süre doktor,bilim adamı neden uyarıyor olabilir sizce?

Sevgilinizle ayrıldınız, ayrıldıktan sonra tabi ki istişare etmek hatta çoğu zaman sadece anlatmış olmak için anlatıp, aslında zihnimizi yorarız. Bir de üzerine içinden çıkamayacakmış gibi hisseder, 'nefes alamıyorum' deriz.

Hissedilenlerin hepsi, Zihnimizde yarattığımız düşüncelerin Kalbimize 'overdose' (aşırı doz) gelmesi.

Ecem yine anlatıyor :) ama ne? Sevgili okuyucular, kilo aldığınızda tartı da bunu görüp, kilo vermeliyim diyebiliriz. Aşırı alkol aldığınızda, sarhoş oldum yeter diyebiliriz. Hatta, aşık olduğunuzda ' Dur yapma' diye kendinize engel olmaya çalışabilirsiniz. :) Başarılı olur veya olmaz bilemiyorum :)İş yerinde bunaldığınızda dışarı çıkıp bir kahve içebilir hatta iş çıkışında işe dair tek kelime etmek bile istemeyebilirsiniz...

Buraya kadar herşey iyi, de peki bu overdose sendromunun size bir haberci olduğunu biliyor musunuz? Zihninizin yorulduğunu ve hatta size bunlar için sinyal verdiğini hissedememiş olabilirsiniz.

Ne yapacağız Ecem, çok biliyorsun ya bunu da bir çözüme koy hadi!

Bu ülkede, hatta ataerkil toplumlarda kadın olmak zordur, hele bir de çalışıyorsan, evinin hem dişi kuşu hem de, roma imparatorluğunun en gözde gladyatörü olman şart, gelin standart bir çalışan hanımın şikayetlerine göz atalım...

Kadınlar için; Sabahları kalk, kocaya ve çocuklara kahvaltı hazırla! Sonra işe git! İşte bütün gün canın çıksın, sonra eve gel, yemek hazırla, sofrayı topla bulaşıkları yıka! Çamaşırlar beni bekler, daha ütüsü var bunun, çocukların yarına ödevleri var! Ev işi bu hafta da kaldı. Eee kocayla kim ilgilenecek!!

Erkekler için her ne kadar daha basit gibi görünse de, işleri birazcık daha zor çünkü bazen olması gerekenleri oldurmak adına, olmayan parayı yaratmak gibi bir yetenekleri var. Sanırım bu da onları aileleri için evde herkesin istediği Clark Kent moduna, dışarıda ise kimsenin bilmediği gizemli bir hayatı olan Süpermen'e dönüşüyorlar. Gelin bir de erkeklerin şikayetlerine bakalım.

Erkekler için; Sabah kalk, apar topar, kıyafetlerimi düzenleyen hatta çoğu zaman gömleğimi nereye koyduğunu bilmediğim birinin, azarlarını işitmeye başla! Kahvaltı, sadece bir görev gibi yapıldı yine, ne yediğimi anlamadım, azar mı? Yemek mi? Neyse çocuklarım için sofrada bulunmalıyım. Bugün patron çok sinirli, nasıl izin alırım ki? 3.evlilik yıl dönümü için herşeyi hazırlamalıyım... Çocukların okul taksitleri yaklaşıyor! Sağlık sigortaları, araba sigortaları hepsi kapıda! Bu ay, sadece 2 kez yemeğe çıktık, kredi kart borçları bu kadar olamaz! Daha iyi bir hayat sürmek için, gelecek ay taşınırız diyorduk, bu ayda ertelemeliyiz... Gece taksicilik mi yapsam acaba? Babaaaa, harçlığım bitti diyecekler sabah çocuklar, cebimde sadece 7TL var. Kimse bu evliliğin, sadece faturalardan ibaret olduğundan bahsetmemişti bana!

Zihinler karma karışık, evlilik zor hatta belki de zihinleri bu kadar dolu ebeveynler için çocukları ile sağlıklı iletişim ve ilişki zor olabilir!

İşte burası önemli; siz robot değilsiniz. UYARI:'Zihininizin kalbinize aşırı yüklemesi' devrelerinizin yandığının göstergesi. Hararet yapıyorsunuz, lütfen sağa çekin kendinizi ve sadece iki dakika nefes alın.

Cinsiyetiniz ne olursa olsun, çocuk veya ebeveyn olmanız hiç önemli değil!

İşe sabah güzel kalkmak ile başlayın... Yatak odanıza bir müzik seti koyun, sabah kalktığınızda bir piyano müziği uyandırsın sizi. Gözlerinizi açtıktan hemen sonra kalkmayın yataktan, 5 dakika vakit geçirin kendinizle, Sakın gün içinde ne yapacağınızı düşünmeyin o sonranın işi. Pencereyi açın ve yüzünüze gelen havayı karşılayın ve derin bir nefes alın.

Şimdi bütün gelebilecek olan sorunlara karşı, bir Gladyatör olmaya ve Süpermen olmaya hazırsınız.

Unutmayın ki, görev olarak bakmadığınız herşey keyife, keyif de zamanla zevke hatta tarza ve seçimlere dönüşür.

Bu hayata Görev tamamlamaya mı yoksa Seçim yapmaya mı geldiniz? 





1/11

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi