2021 Kontratı

Yılın ilk günlerinden herkese merhaba.


Zaman akıyor, hiç durmadan, kendi ritminde. Ne mola veriyor, ne yavaşlıyor, ne de bekliyor. Zamanın içinde yavaşlayan, hızlanan, dönen bizleriz. Bu gayet normal. Değişim ve dönüşüm içerisindeyiz. Bazen çok hızlı, bazen çok yavaş. Ama hiç bir zaman hiç değil. Peki değişim ve dönüşüm arasındaki fark nedir?


Dönüşüm kavramı değişimi kapsayan, daha büyük ve tek yönlü bir durumdur. Acil çıkış kapısı yoktur. Yani değişimler tam bir dönüşümü ifade etmez. Benim için dönüşüm, yaşamı en iyi ifade eden hatta yerine koyabileceğim nitelikte bir kelime. Değişim daha ziyade dönüşüm yolundaki ayak izleri sanki. Bazı ayak izlerinin arası çok yakın, bazılarının çok açık çünkü zaman zaman yavaşlayıp, zaman zaman koşarız. Veya ruhumuzla bedenimizi uyumlayıp daha dengeli ve sakin ayak izlerine sahip oluruz.


Her an, her saniye kişisel tarihçemizi yazıyoruz. Yaşamda olacak olanın olduğu ve müdahale edemediğimiz şeyler olacaktır. Fakat olan bitenlerle ne yapacağımız konusunda farkında olduğumuzdan daha büyük bir etkimiz vardır.


Dönüşümümüz yani kişisel tarihçemiz üzerinde daha çok etkimiz olsun istiyorsak, özçevirimi doğru yapmaya ve o ayak izlerini bolca bırakmaya ihtiyacımız var. Özçevirim için sana yani benliğine dair olanı görmen ve idealindeki sen yani dönüşümün için hangi ayak izlerine ihtiyacın olduğunu bilmen lazım.


Aşağıdaki maddeler 2021 yılı kontratımız olsun. Bu maddeleri terapilerin içinden, en çok temas ettiğimiz yerlerden çıkardım.


Madde 1. Sürekli mutlu ve iyi hissetmek mümkün değildir. İyi hissetmediğin zamanlar biraz orada dur, hiç bir duygu baş edilemez değildir, sadece biraz zor olabilir veya zaman alabilir. Rahatsız eden duygulardan hızla kaçmak, hem o duyguyla nasıl baş edeceğini öğrenme fırsatından alıkoyar hem de aynı hızla tekrar karşına çıkabilir. Duygun ne söylüyor ve sen kendine neler söylüyorsun, bunları fark et.


Madde 2. Kendini iyi hissetmediğinde, bunun hep böyle devam etmeyeceğini, iyi hissetmeye başlayacağın bir an olacağını kendine hatırlat. Duygular aşırı yoğunlaştığı zaman ilk unuttuğumuz gerçek budur.


Madde 3. Bedenin ruhundan ve zihninden hızlı gittiğinde, dur ve hiç bir şey yapma. Sadece ol. Her zaman bir şey yapmak zorunda değilsin.


Madde 4. Zihnin gelecekte veya geçmişte çok gezmeye başladığında, dur ve kendini toprakla, şimdi ve şu ana dön. Bazen düşünme eylemini tehlike ve tehditlerden koruma programı olarak kullanırız. Sanki ne kadar çok düşünürsek, o kadar olacakları engelleyebilirmişiz gibi. Olacaklar olur. Endişeli bir ruha sahip olma. Bu zamana kadar birçok şeyle baş ettin, yine edeceksin.


Madde 5. Her şeyi tam ve mükemmel yapmak zorunda değilsin. Bu kural nereden geliyor? Hata da yapabilmeyi bilmek lazım. Bazen dağınık bırakabilmek, başaramamak veya eksiklerle devam edebilmek. Gerçek hayatın iniş çıkışlarına karşı gücünü “hatalara-eksikliklere rağmenler-in” belirleyecek. Hatadan ve başarısız olmaktan korkup, kaçtıkça incinebilirliğini arttırıyorsun. Daha mı güçlü olmak istiyorsun? Korkunu yakıtın olarak kullan.


Madde 6. Sevmeyi öğren. Ne kadar çok şeyi seversen, yorulduğun ve zorlandığın zamanları daha kolay atlatırsın. Anne ya da babaysan çocuğuna sevginin her çeşidini göster. En çok da, iyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu. Sevgi evde öğrenilmemişse, başka yerde öğrenmek çok güçtür.


Madde 7. Haklı olmak ile nazik olmak arasında bir seçim yapman gerektiğinde, nazik olmayı seç.


Madde 8. Doğa insana değil, insan doğaya aittir. Yaşadığın çevreyi sahiplen ve koru.


Madde 9. Daha az al, daha çok üret.


Madde 10. Bedenini her gün esnet, hareket et.


Madde 11. Unutma, sen de eksi ve artılarınla herkes kadar değerlisin.


Madde 12. Başta kendine sonra diğerlerine karşı şefkatli ol.



Farklı umut, korku, his ve heyecanların, hayatın gerçek anlamını bulmak için bütün tehlikelere rağmen adım atmaktan korkmayanları beklediğini hatırladım.”


Jane Eyre



Güzel bir yıl dilerim!

1/12

Copyright © 2020 Işıkla Yolculuk Dergisi